Karizma 10/10
​Babam dedi ki: “Biz istisnayı ancak amel hakkında söz konusu ederiz. Zira sözü söylemişizdir.
Ümmü Süleym, o günler 10 yaşında olan Enes'in elinden tutar, Efendimiz'e (sas) getirir: "Ya Resûlullah! Herkes sana bir hediye sundu. Benim sana sunacağım bir hediyem yok. Ben de canımdan bir parça olan bu oğlumu sana hizmet etmesi için getirdim. Enes akıllı ve okuma yazma bilen bir delikanlıdır. Onu benden kabul buyur ve ona dua et."[42]diyerek hediyesini takdim eder. Efendimiz (sas) bu hediyeden o kadar memnun olur ki, kabul ettiğini beyan eder ve bir de orada Enes'e dua eder. Yaptığı dua nasıldır biliyor musunuz? Der ki: "Allah'ım! Sen onun malını ve nesli- ni çoğalt ve ona bereket ihsan et. Onun ömrünü uzat ve günahlarını affet!"[43] Bu duaya başta anne Ümmü Süleym olmak üzere oradakiler âmin der. Ne olur peki Enes'e, bu duanın neticesinde? Enes b. Mâlik (ra) kendisi vefat edeceği sırada söylüyor ne olduğunu... Diyor ki: "Efendimiz (sas) bu duayı bana yaptıktan sonra ben neslimden tam 125 kişiyi gördüm ve onların büyük bir kısmını kendi ellerimle defnettim." Torunlarının çocuklarını görmüştür Enes b. Mâlik... Onun vefat tarihi Hicrî 90, Milâdî 709'dur. Milâdî olarak 97, Hicrî olarak tam 100 yaşında vefat etmiştir. Enes b. Mâlik sözüne devam ediyor: "Herkes bahçesinden bir mahsul alırken, ben iki mahsul aldım. Neye elimi attımsa bereketlendiğine şahit oldum."
Sayfa 432
Reklam
Ebu Hamza es-Simâli, Zeynü’l-Abidin Ali b. Hüseyin'den rivayet ediyor: "Kıyamet günü geldiğinde, bir münâdi şöyle seslenir: 'Fazilet ehli ayağa kalksın'. Bazı insanlar ayağa kalkar. Onlara; 'cennete doğru ilerleyin' denilir. Onları melekler karşılar. Kendilerine; 'nereye?' denilir. 'Cennete' derler. 'He-saptan önce mi?' denilir. 'Evet!' derler. 'Siz kimsiniz?' denilir. 'Fazilet sahibiyiz' derler. 'Faziletiniz neydi?' denilir. 'Bize kızıldığında, kızmazdık; zulmedildiğinde, sabrederdik; kederlendiğimizde bağışlardık' derler. Melekler; 'öyleyse, cennete girin. Amel edenlerin ecri ne güzeldir!" derler. Sonra bir münâdi şöyle seslenir: 'Sabır ehli ayağa kalksın!'. İnsanlardan bazıları kalkar. Onlara şöyle denilir: 'Cennete doğru yürüyün'. Onları melekler karşılar. Onlara da aynı soru sorulur. Onlar da; "biz sabır ehliyiz' derler. 'Siz neye sabrettiniz?' denilir. Onlar;: 'nefsimizi, Allah (c.c)' a itaat etmek hususunda sabrettirdik ve Allah (c.c)' a isyan etmemeye karşı sabrettik' derler. Melekler; 'öyleyse cennete girin, amel edenlerin ecri ne güzeldir!' derler. Sonra bir mümâdi şöyle seslenir: 'Allah (c:c)'ın evindeki komşuları ayağa kalksın!". Insanlardan bazıları ayağa kalkar onların sayıları azdır. Onlara; 'cennete yürüyün" denilir. Onları melekler karşılar. Onlara; "Allah (c.c)'a, evinde nasıl komşu oldunuz?" denilir. Onlar; 'Allah (c.c) için birbirimizi ziyaret ederdik, birbirimizle birlikte otururduk, birbirimize verirdik' derler. Melekler; 'cennete girin, amel edenlerin ecri ne güzeldir!' derler."
Sayfa 212·Kitabı okuyor
Nâfi, İkrime'den naklediyor: “Ey Muhammed! Allah'a tevbe eden, kullukta bulunan, O'nu öven, O'nun uğrunda gezen (sâihun)... müminleri müjdele!" "Buradaki, 'sâihûn' ilim talep edenlerdir".
Sayfa 202·Kitabı okuyor
Kâsım b. Muhammed, Hz. Âişe (r.a)'den rivayet ediyor: Peygamber (s.a) yağmur bulutu görünce; "Allah' ım, zararsız ve afiyetli yağdır!" diye duâ ederdi. Kâsım b. Muhammed, Hz. Âişe' den naklediyor: Peygamber (s.a)'den duydum: "En bereketli nikâh, yemeği en sade olan nikâhtır".
Sayfa 193·Kitabı okuyor
Urve b. Zübeyr, Abdullah b. Amr'dan naklediyor: Peygamber (s.a)'den duydum; "Allah (c.c) ilmi, insanlardan bir anda çekip almaz. Fakat önce âlimleri, ilimleriyle birlikte çekip alır. (ortada) Âlim kalmayınca, halk cahilleri başlarına getirir. Onlar sorar, (ötekiler) bilmeden cevap verirler. Saparlar, saptırırlar!" (Sahih hadis).
Sayfa 190·Kitabı okuyor
Reklam
Reklam