Puan vermedi·
____Vadideki Zambak 100. Sayfaya geldim Henriette, kendi mutluluğundan ve aşkından vazgeçerek, mutsuz bir evlilikte bile ailesine ve çocuklarına sadık kalan bir kadın sembolü.. Felix’in aşkı sadece fiziksel değildir çocukluğunda görmediği anne şefkatini Henriette’de arayarak ruhsal yaralarını sarma çabasında olan bir genç. Henriette ulaşılamaz ve kutsaldır. Bu yüzden vadi, hem bu tertemiz aşkın yeşerdiği bir cennet hem de sınırların asla aşılamadığı bir hapishanedir. Güzel gidiyor #y:465____
Duygu ve Düşünce
Vadideki ZambakHonore de Balzac · İmge Kitabevi · 201653bin okunma
Tanrıların Arabaları (Erich von Dâniken)
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Kitabın özeti Erich von Däniken'in yazdığı Tanrıların Arabaları adlı kitapta, eski çağlarda uzaylıların yeryüzüne inerek henüz gelişmemiş insan topluluklarına katkıda bulunduğu öne sürülmektedir. Yazar, bu görüşünü desteklemek için günümüzde hâlâ tam olarak açıklanamamış bazı yapıları ve buluntuları örnek göstermektedir. Bunlar arasında, Peru'daki Nazca Çizgileri'nde yer alan ve yüzlerce metre uzunluğa ulaşan dev çizimler, Piri Reis haritaları, Tiahuanaco ve Sacsayhuamán'daki yaklaşık 100 ton ağırlığındaki tek parça taş bloklar ile 15 metreyi bulan teras duvarları bulunmaktadır. Ayrıca, Paskalya Adası'ndaki yüksekliği 10–20 metre arasında değişen ve ağırlıkları 50 tona ulaşan dev heykeller de bu örnekler arasında sayılmaktadır. Bunun yanında piramitler ve insan gücüyle yapılmasının çok zor olduğu düşünülen daha birçok etkileyici yapı da yazarın dikkat çektiği eserler arasındadır. Däniken'e göre, eski toplumlar üstün teknolojiye sahip bu ziyaretçiler karşısında hayrete düşmüş, onları tanrı olarak nitelendirmiş ve onlara tapmışlardır. Yazar ayrıca şu soruyu da gündeme getirmektedir: "Acaba eski çağların ileri görüşlü insanları, sahip oldukları bilgileri ve kayıtları gelecekteki insanlara ulaştırmak amacıyla piramitlere, tapınaklara ve anıtlara kodlayarak saklamış olabilirler mi?" Kitap oldukça akıcı bir anlatıma sahiptir ve keyifle okunabilmektedir. Ayrıca yazar, görüşlerini çeşitli kanıtlar sunduğunu belirterek desteklemeye çalışmaktadır. Her ne kadar kitaptaki teoriler toplumun genel kabul gören görüşleriyle örtüşmese de, okunup üzerinde düşünülmesi ve araştırılması gerektiğini düşünüyorum.
Araştırma-İnceleme-Insan ve Toplum
Tanrıların ArabalarıErich von Daniken · Artemis Yayınları · 20254,542 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·400 syf.·
2026 103. kitabı
Hainin Mührü 2: Tanrı Kuyusunun Kemikleri – Safi Övgü Deveci Selamlar! İlk kitaba kıyasla aksiyon dozu hiç düşmedi. Sürekli bir hareket halindeydik. Kitabın ilk yarıları beni tam anlamıyla içine çekmekte biraz zorlandıysa da son 100 sayfada yazar öyle bir tempo yakalamış ki elimden bırakmam mümkün olmadı. Hikâyedeki ters köşeleri okumak çok keyifliydi. İlk büyük sürprizi hiç tahmin edemezken, ikinci ters köşenin geleceğini hissetsem de arkasındaki nedeni son ana kadar çözemedim. Bu da finalin etkisini benim için daha da artırdı. Kitapta en sevdiğim şeylerden biri, karakterlerin sırf aşk uğruna karakter erozyonuna uğramamasıydı. Kendi inançlarına, kırgınlıklarına ve ihanet çizgilerine sadık kalmaları bence serinin en güçlü taraflarından biri. Dante’yi ayrı bir sevsem de Beau ile aralarındaki uyumu çok hissedemedim. Son kısımlardaki sahneleri okurken biraz daha ısınmış olsam da beni çok fazla çekemediler. Bu seride benim için Lunu ve Hodbin her zaman ilk sırada. Diğerleri ancak onların arkasından gelebilir. Üçüncü kitap için şimdiden sabırsızlanıyorum. Özellikle finalden sonra yazarın bizi nasıl bir kaosun içine sürükleyeceğini gerçekten merak ediyorum.
1000Kitap
Hainin Mührü 2Övgü Deveci Safi · Dokuz Yayınları · 2026265 okunma
10/10
·104 syf.··
2026 27. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 18:06
Ana karakterimiz Jean-Baptiste Clamence hayatla tam uyum içinde yaşayan, enerjisi yüksek, insanlarla ilişkileri son derece iyi bir avukat. İnsanlara yardım etmeyi seven ve bununla gurur duyan biri. Hayattaki her şeye karşı duyduğu sevginin ötesinde en çok kendisini seven kendisine aşık bir adam. Ama yaşadığı bir olayda birine yardım etme ihtimali varken bundan kaçması ve o olayı da kimseyle paylaşmamasının Clamence in hayatında bir kırılma noktası olduğunu görüyoruz. Sonrasında yaşamla uyumunu kaybeden artık eski halinden keyif alamayan huzur bulamayan bir adama dönüşüyor. Yaşadığı şehri ve mesleğini bırakıyor. Ve kendini tövbekar yargıç ilan ediyor. Artık hem eski halini hem de tüm insanları eleştiren insanın ikiyüzlülüğünü itiraflarıyla gün yüzüne çıkaran bir adam. Ama bu itiraflarında bile sahici bir pişmanlık ve kendini suçlama var mı emin değilim. Asıl amacı kitapta da dediği gibi kendini yargılamadan başkasını yargılamak mümkün olmadığı için önce kendini suçlayarak aslında bütün insanlığı suçlamak ve tek suçlunun kendi olmadığını herkese göstermek istiyor. Bu itiraflarının sonunda kendi ikiyüzlülüğünün kendisinin de farkında olduğunu görüyoruz. Bundan da utanmıyor. Bulduğu çözümden gurur duyuyor. Kitap baştan sona monolog şeklinde ilerliyor. Clamence barda tanıştığı bir adama itiraflarda bulunuyor gibi anlatılıyor ama o adamın adı hiç geçmiyor gerçekten öyle biri var mı yoksa Clamence in alter egosu mu bilmiyoruz. Kitabı inanılmaz başarılı buldum ve sevdim. Elimden geldiğince kitapla alakalı detay vermemeye çalıştım ama ben de düşündürdüklerini kısaca toparlamaya çalışmak istedim. 100 sayfalık bir metnin bu kadar dahiyane yazılabileceğini düşünmemiştim.. Kitabın arka kapağında yer verilen Jean-Paul Sartrenin “Düşüş, Camus’nün muhtemelen en güzel ve en az
DüşüşAlbert Camus · Can Yayınları · 202319,2bin okunma
9/10
·320 syf.··
2026 25. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 02:46
Kitap, okuyucuyu yormayan, son derece akıcı ve sade bir dille açılış yapıyor. İlk 100 sayfa büyük patlamalar içermese de yazarın dili sayesinde sıkılmadan, rahat bir okuma sağlıyor. (İlk 100 sayfa) Bu evrede hikayeler derinleşiyor ve taşlar yerine oturmaya başlıyor. Büyük bir aksiyon olmasa da ortaya çıkan gizemler okuyucuda yoğun bir merak duygusu uyandırıyor. Yazar, tempoyu düşük tutsa da Merak Unsuru sayesinde kitaba bağlılığı koparmıyor. (100-160 sayfa arası) 160. sayfadan sonra kitap adeta vites büyütüyor. 200. sayfadan itibaren ise saf aksiyon ve tempo devreye giriyor. Bu noktadan sonra elden bırakılamayan, kesintisiz bir okuma deneyimi sunuyor. Kitap vaat ettiği psikolojik gerilim hissini okuyucuya birebir yaşatıyor. Okuma esnasında heyecan, gizem, korku ve gerginlik duyguları eş zamanlı ve çok güçlü bir şekilde hissediliyor. İlk yarısındaki sabırlı ve gizemli hazırlık, ikinci yarıdaki muazzam tempo ve duygu aktarımıyla birleştiğinde ortaya tam bir ters köşe klasiği çıkıyor. Keyifli okumalar dilerim..
TerapiSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 20152,232 okunma
Şaşırt(may)an Son
4/10
·160 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 01:23
Kitabın 100. sayfası civarı ortaya çıkan "şaşırtıcı" gerçek yüzünden canım çok sıkıldı. Gerisini okumak için hevesim kalmadı. Hele son 30 sayfada olanlar her şeyi daha kötü hale getirdi. Hiçbir açıklama yaratıcı ve mantıklı değilken son 30 sayfadaki çözümler hiç tatmin edici değildi. Tüm bunların yanında o kadar didaktik bir hikaye ki insan okudukça sıkılıyor, bunalıyor. Duygu dolu olması beklenen yerler duygusuz, komik olması gereken yerler gülünç.
EmpatGünay Gafur · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20268 okunma