1- "Benim indirim hakkım var, 100 TL. çöpe mi gitsin?" Gitsin, çünkü aslında bir 400 TL. daha harcıyacaksın.
2- "Ben zamanında gidip almazsam o rengin o bedenini başkası kapacak." Kapsın üzülme, sen çıplak mısın?
"İnsanın hayattaki esas görevi kendisini doğurmak, potansiyeli dahilindeki kişi olmaktır. İnsan çabasının en önemli ürünü, insanın kendi kişiliğidir."
Erich Fromm
Ordunun oluşması yöntemi değiştirilmiş, fakat yeni düzenleme henüz uygulanmamıştı. O sırada iktidarda bulunan Gazi Ahmed Muhtar Paşa kabinesi, Avrupa'nın bu savaşı izin vermeyeceği kanısıyla olacak, eğitim amacıyla silah altına çağrılmış olan kıtaları, yanı aşağı yukarı 100 bin kişiyi terhis etmişti. Ancak, savaş çıkınca ordu tuhaf bir durumda kaldı. Bir yandan kıtalar terhis edilirken öte yandan yeni kıtalar silah altına alınıyor ve -kadrolar değişmiş olduğundan- ne subaylar askerleri, ne de askerler subayları tanıyordu.
Böyle karmakarışık bir ordu ile savaş, Türkiye için daha başlamadan kaybedilmişti.
O kadar çok şikayetimiz var ki! Bizleri bir haber bülteninin önüne huzur seviyemiz 100 olarak koyduklarında, 15 dakika içerisinde deliye dönmüş olarak ekranın başından kalkıyoruz. Yumruklarımız sıkılı, dilimizin ucunda kötü kelimeler var, dokunsalar saldıracağız sağa sola. Öfkemiz büyük. Ama pek çoğumuzun şikayet ettiklerimizden farkı yok. Çevreyi kirletenler de biziz, eşlerine el kaldıranlar da. Iyi öğretmenler olamayanlar da biziz, iyi anne babalık yapamayanlar da. "Neden yok?" dediğimiz şeyleri yapması gereken bizizdir belki de! İyi şeyleri yapmayı hep başkalarına devrediyoruz. Oysa farkında olmak sorumlu olmaktır bize göre. Farkında olduğumuz ama fayda sağlamadığımız, sorumluluk almadığımız her şey için hesaba çekileceğizdir mutlaka. İmkanlarımızı ya da mahrumiyetlerimizi öne sürerek, zamanımızı, takatimizi, malımızı, özel hayatlarımızdaki kalabalıkları sorgulayarak bir yere varamayız.