Abbasi döneminde Türkler, askerî güçlerini hızlı artırırken idari-bürokratik alandan uzun süre dışlanmış kaldılar. Bu asimetri, Türk toplumunun İslam medeniyetiyle entegrasyonunun nasıl gerçekleştiğini belirleyen kritik bir faktördü. İslam âlemindeki yerimiz, daha doğrusu Türk olmayanların Türklere uygun gördüğü görev, İslam âleminin ordusu olmak, gerektiğinde ve hiç gerekmediğinde ölmek, her şeyin karşılığını öldükten sonra beklemekti.
Yönetim dili Farsça; dinî otorite Arapça, taşra ve ordu dili Türkçe... Bu hiyerarşik dil düzeni, Türk toplumunun kendi tarihini ve kimliğini yazılı formda koruyamamasının en büyük nedenlerinden biriydi. Dil bir güç aracıdır. Bürokraside dili olmayan, tarihini başkalarının kaleminden okumak zorunda kalır.