Dalay Lama’nın önerdiği gibi, “Eğer başkalarının mutlu olmasını istiyorsanız, merhametli davranın. Eğer kendiniz mutlu olmak istiyorsanız, merhametli davranın.”
Galileo, Roma Engizisyon mahkemesi karşısındaki savunmasında şöyle der; " Biz bilim adamları insanları bilgiyle donatarak her şeyden kuşkulanmalarını sağlarız. Prensler, derebeyleri ve din adamları ise çevirdikleri dolapları gizlemek için toplumun büyük bir kesimini boş inançlarla, parlak ve kof sözlerle uyuturlar. Çoğunluğun içinde çırpındığı yoksulluğun çok eski, dağlar kadar sarsılmaz olduğu anlatılır kiliselerde. Bin yıldır boş inançlar, parlak ve kof sözlerle oynayan, kendi gücünün ayrımında olmayan bir insanlık, doğanın güçlerini de kavrayamaz. Niçin çalışıyorsunuz? Ben bilimin biricik amacının insanların yaşamını kolaylaştırmak olduğu inancındayım. Bilim adamları zorba yöneticilerin gözdağlarıyla yılar ve bilim için bilim yapmaya başlarsa, bilim kötürümleşir." Galileo Galilei
Kim söylemiş beni
Süheyla'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptüğümü,
Yüksek kaldırımda, güpe gündüz?
Melahat'i almışım da sonra
Alemdara gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım, fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Güya bir de Galataya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunları, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptığımı.
Ya o, Mualla'yı sandala atıp,
Ruhumda hicranını söyletme hikayesi?
Orhan Veli Kanık