“Sormak için sormuyorum; ciddi ciddi her yazılanı ciddiye alıp sepete ekleyeceğim. Bugüne kadar bana ‘Nuri, bu kitabı kesinlikle okumalısın’ dediğin kitap hangisi?”
Evet. Milena'ya Mektuplar. Uzun zaman kitaplıkta kaldı, bir türlü elim gitmedi. İlk sebebi mektup, anı, biyografi, otobiyografi gibi yazın türlerini okumayı sevmemem. Bu aralar bir şans vermek istedim Kafka'nın mektuplarına. İlk sayfalar baya ağır ilerledi yine de okumaya devam etmek istedim çünkü bu sefer de bıraksaydım, bir daha elimi uzatamayacaktım bu kitaba ve büyük ihtimal satılacaklar listesine eklenecekti. Neyseki 100.sayfadan sonra beni az da olsa etkilemeyi başardı. Kalıplaşmış Milena'ya Mektuplar cümlelerinden farklı cümleler bulmak, Kafka'nın derin sevgisi ve ince ruhu, her mektupta heyecanlanması... Mektuplarının karşılığını okuyamamak konulara hakim olmamı zorlaştırsa da, bir yerden sonra bunu bıraktım ve sadece Kafka ne demiş,ne hissetmiş ona odaklandım. Son 100 sayfa tekrar elimde uzadı da uzadı kitap. Benim tarzım olmadığı için böyle olsa gerek ama anı,mektup okumayı sevenler için önerebilirim.
Üstüne üstlük şimdi bir de sen benden uzak duruyorsun, biliyorum bu geçici ama bir insan kalbi çarpmadan yaşayamaz, sen benden uzak durduğun zaman bu kalp nasıl çarpar ?
30 yıldır kullandığınız beyaz eşyaları unutun, artık birçok ürünün bir son kullanım tarihi var! O tarihten sonra yazılım ve donanım desteği çekiliyor ve kısa bir süre sonra ürünler kullanılamaz hâle geliyor. Aslında firmaların ürünlerine belli bir ömür biçmeleri yeni bir durum değil ancak eskiden ürünü bozulmadığı sürece kullanabiliyordunuz. Günümüzdeyse yazılımla ürünlerin “akıllanması” işleri değiştirdi.