Ahlak bilgimizin tamamı bağlama ve duruma dayanır, yani görelidir.
Sayfa 184 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Felsefe
İnsanın, yetersiz bilgilerden yola çıkıp sonuca varmak, yani "bulanık düşünmek" konusunda özel bir yeteneği vardır. Ama iş akıl yürütmeye geldiğinde, insanın bile bel bağladığı tek bir değişmez ayrım vardır: Olan ile olmayan ayrımı.
Sayfa 178 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Felsefe
Reklam
Her bilgi "doğru, gerekçelendirilmiş inanç" olmak zorundaysa da, her doğru ve gerekçelendirilmiş inancın bilgi olması gerekmeyebilir. Birçok filozof, bu karşı-örneği bertaraf etmek için daha karmaşık (!) bir açıklamaya ihtiyaç olduğunu söyleyecektir.
Sayfa 172 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Felsefe
Tanrı (bedensel kötülük olarak bilinen) acının, eziyetin ve (ahlaki kötülük olarak bilinen) günahın varlığına izin verir; çünkü bunlar (metafizik kötülük olarak bilinen) kusurluluğun gerektirdiği sonuçlardır, dolayısıyla da insanlar kendi kusurlu durumlarını hakiki iyilikle karşılaştırabilsinler ve kararlarını düzeltebilsinler diyedir.
Sayfa 263·Kitabı okudu
Alıntı
İlk kez Epikür’e atfedilen şekliyle kötülük sorunu, Tanrı’nın varlığına karşı belki de en önemli itirazdır. Şu şekilde özetlenir: • Tanrı kötülüğü önlemek istiyor ama gücü yetmiyor mu? O hâlde Tanrı kudretsizdir. • Tanrı kötülüğü önleyebilir ama istemiyor mu? O hâlde Tanrı kötü niyetlidir. • Hem önleyebiliyor hem de istiyor mu? O hâlde kötülük neden var? • Ne istiyor ne de önleyebiliyor mu? O zaman neden Tanrı denilsin?
Kötülük sorunu
1.Eğer Tanrı kötülüğü önlemek istiyor ve önleyemiyorsa, o za­man Tanrı acizdir. 2.Eğer Tanrı kötülüğü def edebiliyor ama bunu yapmak iste­miyorsa, o zaman Tanrı kötü niyetlidir. 3.Eğer Tanrı kötülüğü def etmek istemiyor ve zaten bunu ya­pamıyorsa, o zaman Tanrı kötü niyetlidir ve acizdir, öyleyse Tanrı değildir. 4.Eğer Tanrı kötülüğü def etmek istiyorsa ve bunu yapabilecek güce sahipse, o zaman niçin dünyada kötülük vardır ve niçin Tanrı kötülüğü def etmemiştir?
Sayfa 280·Kitabı okudu
Reklam
Reklam