Annelik, insanlarda yalnız yapılması gereken bir eylem olarak tasarlanmamıştır -vahşi bir ortamda bile genetik anneyle sınırlı değildir. Bir çocuğun bakış açısıyla bakım bakımdır, sevgi dolu ve güven yaratan birinden geldiği sürece bakımın kimden geldiği önemli değildir. Nicole oğlunun yan komşularının oğluyla beraber yarım gün yuvaya gidebilmesi için daha esnek çalışma saatleri konusunda pazarlık yapmayı başardı ve iki anne, çocuklarının bakımıyla ilgili görevleri paylaştılar.
Bilim insanları sevgi dolu, güven uyandıran bir yetişkin tarafından beslenmenin bebekleri daha zeki, daha sağlıklı ve stresle baş etmekte daha başarılı kıldığını da gösterdi. Bunlar çocukların hayatları boyunca sahip olacakları ve ileride çocuklarına da geçirecekleri özellikler.
Vasopressin reseptörü geninin daha uzun bir versiyonuna
sahip olan erkekler tekeşliler ve yavrularıyla daha fazla ilgileniyorlar. Daha genç, doğurgan ve flörtçü dişilerle kaçma şansı tanındığında bile eşlerini tercih ediyorlar. Bu genin en uzun versiyonuna sahip olan erkekler en güvenilir partnerler ve babalardı. İnsan genleri en az on yedi farklı uzunlukta karşımıza çıkıyor. Bu yüzden kadın bilimciler arasında sık yapılan şakalardan
biri, erkeklerin geri kalan her şeylerinin uzunluğunu bir tarafa
bırakıp vasopressin geninin uzunluğuna dikkat etmemiz gerektiği.
Âşık olduğumuzda harekete geçen beyin devreleri uyuşturucu arayan bir bağımlının beyninde harekete geçen devrelerle aynıdır. Aşk devreleri tam güç çalışırken amigdala -beynin korkualarm sistemi- ve anterior singulat korteks beynin eleştirel düşünme ve endişe merkezi- kapanır. Ecstasy adlı uyarıcı da aynı etkiyi yapmaktadır: Yabancılara yönelik uyarı sistemleri kapanır ve aşk devreleri çalışmaya başlar. Kısaca aşk, doğal bir ecstasy etkisi yapar. Aşkın erken dönemlerinde görünen semptomlar amfetamin, kokain gibi uyarıcılar ve eroin, morfin ve OxyContin gibi afyon türevi uyuşturucuların etkileriyle benzerlikler gösterir. Bu uyuşturucular beynin ödül devrelerini tetikler, kimyasal salgılara neden olur ve romantizmin yarattığına benzer etkiler yaratır. İşin aslı, aşka bağımlı olmak lafında doğruluk payı vardır. Âşık çiftler özellikle ilk 6 ay boyunca birlikte olmanın yarattığı uyuşturucu hissini arzular ve birbirlerine karşı umutsuz bir bağımlılık duyarlar. Aşk üzerine yapılan araştırmalar beyindeki bu durumun 6 ile 8 ay sürdüğünü gösteriyor. Bu, o kadar yoğun bir durumdur ki, sevgilinin çıkarları, kendini iyi hissetmesi ve ilişkinin sürdürülmesi kişinin kendisinden öncelikli hale gelir.