104bit

104bit
Türk, Kemalist, Atatürkçü
22 Eylül 2001
38 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Meslek ahlâkı, meslek topluluklarında geçerli olduğundan, yalnız bir meslekle uğraşanlara, meslek gereği yasak olan davranışları gösterir. Örneğin, bir ülkede kolera görüldüğü zaman oradan herkes kaçabilir; yalnız hekimlerle papazlar kaçamaz. Bunun gibi, herkes ticaretle uğraşabilir; resmî görevleri olan devlet memurları, uğraşamaz. Asker sınıfından olanların korkak, polislerin zevk ve safâ düşkünü, yargıçların yandaş, öğretmenlerle yazarların bilgisiz ve ülküsüz olmaları, meslek ahlâkına aykırıdır. Yazmanların sır tutmaları, avukatlarla hekimlerin gizliliğe uymaları meslek ahlâkı gereklerindendir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Camia hayatı, mahkum kavimler için muzır olduğu derecede hâkim kavim için de zararlıdır. Buna kendi kavmimizden daha beliğ bir misal olamaz: Türkler, Osmanlı İmparatorluğu’nun müessisi1132 iken, bu camianın vücuda getirdiği feodalizm içinde (reaya) hâlini aldılar. Aynı zamanda, hayatlarını camiaya asker ve jandarma vazifelerini ifa etmekle geçirdiklerinden, irfanca ve iktisatça yükselmeye vakit bulamadılar. Diğer kavimler, Osmanlı camiasından irfanlı, medeniyetli ve zengin bir hâlde ayrılırken, zavallı Türkler ellerinde kırık bir kılıçla eski bir sabandan başka bir mirasa nail olamadılar.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Arap mimarisinin ilk modelleri Bizans mimarisidir. Türk mimarisi de, bu iki mimarinin mezcinden doğmuştur. Vakıa, Araplarla Türkler hariçten aldıkları modelleri aynen taklit etmekle kalmadılar. Bu modellere dinî imanlarının, ahlaki mefkûrelerinin ilhamıyla ibdai tekamüller ilave ederek gayet şahsi mimarilere malik oldular. Bu şahsileştirme ameliyesi, Araplarla Türklerin dinî seciyelerinin ve millî harslarının tesiriyle vukua geldi. Bununla beraber, bu mimarilerin ilk modellerini, Şarki Roma medeniyetinde aramak hususunda güzel sanatlar müverrihleri müttefiktir.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Bundan başka, bir millet tekamülünün yüksek merhalelerine çıktıkça, medeniyetini de değiştirmek mecburiyetinde kalır. Mesela, Japonlar, son asırda Aksa-yı Şark medeniyetini terk ederek Garp medeniyetine girdiler. Bu hususta, en bariz misali Türklerde görürüz. Çünkü, Türkler içtimai tekamüllerinin üç ayrı merhalesinde birbirine benzemeyen üç muhtelif medeniyet zümresine girmek mecburiyetinde kaldılar: Türkler, kavmi devlet hayatı yaşarken, Aksa-yı Şark medeniyetine mensuptular. Sultani devlet devrine geçince Şark medeniyetine girmeye mecbur oldular. Bugün millî devlet devrine geçtikleri sırada da, içlerinde Garp medeniyetine dahil olmaya azmeden kutlu bir cereyan vücuda geldiğini görüyoruz.
Sayfa 51·Kitabı okudu
...güç hak yaratmaz ve insan ancak haklı güce boyun eğmelidir.
Sayfa 7·Kitabı okudu