Cemal'in, Buyrukçu'ya şöyle dediğini duyar gibiyim: Ben sürgün olduğumu saklamak zorundaydım, Kürt olmak nedir bilincine varmadan daha. Sen ise Arnavut olduğunu saklayamazdın da. Arnavut olduğunu çığlıklamaman için bir neden de yoktu. Çünkü Arnavutlar bu ülkede 'göçebe'dir, ama Kürtler değil. Ya da bu ülkede 'sürgün' olan Kürtlerdir, Arnavutlar 'göçebe'.
Sürgüne götürüldüklerinde, Cemal, 6 ya da 7 yaşındadır. Bu olay ve sürgün yılları, Cemal'i derinden etkilemiş olmalı. 'Sürgün' olmaktan ve kendilerine 'sürgün' denilmesinden çekinir. Bu nedenle de, sürgün olduğunu sürekli saklamak ister. "Sürgün ne demek?" diye sorar nenesine. Aldığı yanıtları kimi bilgilerine ulayarak, sürgün ile göçmeni bir ölçüde özdeşler, "Keşke göçmen denseydi bize!" diye düşünür.