Tütsüler Meydanı’nda hamile bir kadının yolunu kesti hayyamın peçetesı ayrılmıştı 15’inde ya vardı ya yoktu tek kelime etmeden saf dudaklarıyla bir kez bile gülmeden hayyamın biraz önce satın aldığı avucundan taşıdığı kavrulmuş bademlerden bir tutam alıverdi şaşırmadı bunu Semerkand‘ın bu Efe eski inancından haberi vardı hamile bir kadın sokakta hoşuna giden bir yabancı ile karşılaşırsa hiç çekinmeden onun yemeğini paylaşmalıydı o zaman çocuk o yabancı kadar güzel onun gibi ince uzun olur aynı soylu ve düzgün yüz hatlarını alırdı