B.

B.
Maybe I am not built for love
Geleneksel toplumlarda davranışların çoğu diğer insanların beklentilerini karşılamak için yapılır. Dostlar, düşmanlar ve insanın önem verdiği diğer kişiler, onun benliğini biçimlendirirler. Çağdaş toplumlar ise, insanın varoluşundan haberdar olabilmesine ve kendi iç yaşantısı doğrultusunda davranmasına öncelik tanır. Bir başka deyişle, bir insanın gerçek kimliği, yaşadığı olayların ne olduğuna değil, o olayların kişi tarafından nasıl yaşandığına göre belirlenir. Kendisini geleneksel değerlerle yönetmeye alışagelmiş insanlar birden bundan yoksun bırakılıp kendi varoluş sorumluluğu ile yüzleşmek zorunda kalırsa «kimlik bunalımı» denilen olgunun yaşanması da kaçınılmaz olur. Hızlı toplumsal değişimin oynak koşulları insanı çabuk karar alma zorunda bırakır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsan hem yapan, hem bozan, hem seven, hem kıran bir varlıktır. Bu çelişki onun, kendisini ve diğer insanları anlayabilmesini güçleştiren en önemli etmenlerden biri olmuştur.
İnsanın politik bir varlık olması ise kendi seçimi değildir. Bugüne değin denemiş olduğu toplum modelleri, onun özgür olma isteği ile bağımlılığı yeğlemesinin yarattığı çelişkilere çözüm bulma çabalarıdır. Bu çelişkiler insanın hem doğanın bir parçası hem doğadan kopuk, hem insan hem hayvan olmasından kaynaklanır. Günümüzde bile çoğu insan devletin getirdiği yasalardan ve vergilerden pek hoşlanmaz. Yasaların oluşturulmasını ve uygulanmasını gerekli bulur. Ancak bunların kendisinden çok diğer insanlar için gerekli olduğunu düşünür.
Unutulmaktan yana ciddi bir endişe taşıyan birisinin, kalemi kâğıda asla bastırmadan yazması acıklı bir çelişki bana göre. İz bırakmayı bu kadar önemserken öte yandan böylesi ürkek olması insanın hayatına zorluktan başka bir şey getirmiyor olsa gerek.
Puan vermedi·129 syf.··
2022 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2022 19:24
Kitapta, yazar Don Miguel Ruiz, Meksika'nın güneyinde, piramitler şehrinde yaşamış bir topluluk olan Tolteklerin spiritüel öğretisini aktarıyor. Bunun, mutluluk ve sevgiye ulaşmanın kolay yolunu sunan bir bilgelik olduğundan bahsediyor. Kitap dil yönünden çok başarılı gelmeyecek olabilir, ifadeler arka arkaya tekrar eden ifadeler olsa da işimize yarayacak kısımları seçip almaya engel teşkil etmiyor. Öğretilerden bazıları şöyle özetlenebilir: Sevmek bağımlılık ya da ihtiyaçtan değildir, aksine zorunlu olmayandır. İlişkilerin yalnızca kendimize ait parçasından sorumluyuzdur, diğer tarafa müdahil olmak saygıyla örtüşmez. Herkes olduğu gibidir ve değiştirme isteği o kişinin bizim için doğru kişi olmadığının göstergesidir. Öz sevgi bağımsızlığın ön koşuludur. Son olarak kitap şu sözlerle kendini özetliyor: "Ustaca Sevmek, ustalıkların en büyüğü üzerine, özgür sevgi, yaşayan ilişkiler, insanın unuttuğu öz benliği üzerine. Kendimizle, birbirimizle, yaşamla ilişkilerimizi cehennem ilişkilerinden cennet ilişkilerine dönüştürmek üzerine. SONSUZLUĞUN ÖTESİ İÇİNİZDEDİR."
Ustaca SevmekDon Miguel Ruiz · Ötesi Yayıncılık · 20002,714 okunma