B.

B.
Maybe I am not built for love
"Neden?" diye sordu arkadaşı. "Sevmemeniz gerekirken neden seviyorsunuz onu?" Edna, dizlerinin üstünde sürtünerek Matmazel Reisz'a yaklaştı. Matmazel, Edna'nın al al olmuş yüzünü ellerinin arasına aldı. "Neden mi? Çünkü kumral, çünkü saç çizgisi şakaklarının gerisinde başlıyor, çünkü gözlerini açıp kapıyor, çünkü burnu biraz biçimsiz, çünkü iki dudağı var, çünkü çenesi köşeli, çünkü çocukluğunda fazla haşin beyzbol oynadığı için serçeparmağını düz tutamıyor. Çünkü..."
Reklam
Umutsuzluk değildi bu fakat hayatın, vaat ettikleri gerçekleşmeksizin akıp gittiği duygusuna kapılıyordu. Kimi günlerde ise gençliğinin vaat ettiği taze gelecek hayallerine kulak verip kanıyor, kapılıp gidiyordu.
Geçmiş hiç yaşanmamış gibiydi; ciddiye almaya istekli olduğu hiçbir ders sunmuyordu ona. Gelecek ise asla adım atmaya yeltenmediği bir gizdi. Yalnızca bu anın bir anlamı vardı, yalnızca bu an onundu. Sahip olduğunu kaybettiği; tutku dolu, yeni uyanan benliğinin arzuladığının elinden alındığı duygusuyla, yalnızca bu an işkence edebilirdi ona, o sırada etmekte olduğu gibi.
"Tastamam yüz yıl uyudunuz. Bana da uykunuzun bekçisi olmak kaldı, tam yüz yıldır kitap okuyorum barakanın önünde. Kötülüklerden bir tek, ızgara tavuğun kurumasına engel olamadım."
Tanrıların duygudaşlık dediğimiz, sevgi de diyebileceğimiz o incecik bağı hangi madenlerden yarattığını kim bilebilir?
Reklam