B.

B.
Maybe I am not built for love
Zaman... bize yeterince zaman verin, o zaman en iyi desteğe sahip kararlarımız sallantılı, kesinliklerimiz gelgeç şeyler olarak gözükecektir.
Reklam
Şu çarpıcı nokta bana gençlikle yaşlılık arasındaki farklardan biri olabilirmiş gibi geliyor: gençken, kendimiz için farklı gelecekler yaratırız; yaşlandığımızdaysa, başkaları için farklı geçmişler uydururuz.
Ne denli uğraşırsam uğraşayım -ki bu çok zor değildi- sonunda fantezilerimde benim yaşamım olmuş bir yaşamdan, belirgin bir şekilde farklı bir yaşamı pek ender olarak kurdum. Bunun kendinden bir hoşnut kalma hali olduğunu sanmıyorum, daha çok bir hayal gücü, hırs ya da başka bir şeyin eksikliği bu. Sanıyorum gerçek bu, evet. Sonunda kendi yaşamımda yaptığım şeyleri yapmamış olacak kadar tuhaf biri değilim.
Biz gençken, otuz yaşının üstündeki herkes orta yaşlı, ellinin üstündeki herkes ihtiyar gözüküyordu. Ve geçip giden zaman, o kadar da yanılmadığımızı doğruluyor. Gençken son derece kesin ve kaba olan şu küçük yaş farklılıkları, aşınıp gidiyor. Sonunda hepimiz de aynı kategoriye ait oluyoruz, genç olmayanlar kategorisine.
Zaman içinde yaşıyoruz, zaman bizi bağlıyor ve tanımlıyor ve zamanın tarihin de ölçüsü olması gerekir, öyle değil mi? Ama zamanı anlayamazsak, onun yürüyüşü ve ilerleyişindeki gizemleri kavrayamazsak, tarihten yana, hatta ondan payımıza düşen kendi küçük, kişisel, büyük ölçüde belgelenmemiş parçamız açısından, ne şansımız kalır?
Reklam