Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çocuklar dünyaya dirençli olarak gelmezler, onların öyle olmaları sağlanmalıdır. Gelişmekte olan beyin, hayatın erken dönemlerinde hem iyi hem de kötü deneyimlerle kolaylıkla şekillenebilir ve bu dönem çocukların onlara karşı en hassas oldukları zamandır. (Bu yüzden çocukluğumuzda kolaylıkla ve hızla dilleri, sosyal nüansları, motor becerileri ve daha bir sürü şeyi öğrenebiliyoruz ve bunlardan 'şekillendirici' deneyimler diye söz ediyoruz.)
Gelme diyecektim, geldin. İyi ettin geldiğine. Nerdeyiz?
Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz, işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl. Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz.
Aramakla yetinsek bunlar gelmeyecekti başımıza. Yine de memnunum. İyi ettin geldiğine. Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak iyi.
Hiç gel, demeyeceğim sana. Aramak neredeyse ben oradayım. Ayaklarım ne güne duruyor? Yok yok birden karşıma çıkma. Kaç, saklan. Seni aramak istiyorum.
Masalın eski Türkçe karşılığı "ötkünç"tür. Uygur sözlüğünde "öd" nasihat anlamındadır. Öd vermek, nasihat vermek, ötkünç de, nasihat verici yahut kıssalı söz, hikâye anlamına gelmektedir.