Hasan-ı Basri (rahmetullahu aleyh) şöyle demiştir: “İnsanlar kıyamet günü Allah’ın (celle celaluhu)huzuruna getirilince onlara, ‘Allah’tan (celle celaluhu)ecir alacak olanlar kalksın ‘diye seslenilir. Bunun üzerine sadece, dünyada insanları affedenler kalkarlar.“
Ey Başkasını gıybet eden kimse, şunu bilki senin gıybetin ona değil, sana zarar verir. Senin sevapların ona nakledilerek ya da Onun günahları sana yüklenerek ona fayda vermiş olursun.
Amel olarak dili boş şeylerden kurtarmak için, uzlete çekilmek, insanlara fazla karışmamak, dilini konuşmaktan engelleyecek tedbirlere başvurmak gerekir. Bir de kendini ilgilendiren bazı konularda bile susmaya çalışmalıdır. Böylece dili konuşmadan durmaya alıştırmalıdır.Böyle yapılırsa insan boş konuşmaları terk etmeye alışır. İnsanlardan uzak kalmadan dili susmaya alıştırmak çok zordur.
Ebu Hüreyrenin (Radiyallahu anh) rivayet ettiği Bir hadiste Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
“Allah’a ve ahiret gününe iman eden, ya hayır söylesin ya da sussun.”
Evet, gördüğüm hakikattır, hayal değil. Nasıl ki bu yaz ve güzün âhiri kıştır; öyle de, gençlik yazı ve ihtiyarlık güzünün arkası kabir ve berzah kışıdır. Geçmiş zamanın elli sene evvelki hâdisatı sinema ile hal-i hazırda gösterildiği gibi, gelecek zamanın elli sene sonraki istikbal hâdisatını gösteren bir sinema bulunsa, ehl-i dalâlet ve sefahetin elli altmış sene sonraki vaziyetleri onlara gösterilseydi, şimdiki güldüklerine ve gayr-ı meşru keyiflerine nefretler ve teellümlerle ağlayacaklardı.