Aşağılık Kompleksinin ve Güç Sırnaşıklığının Anatomisi
Puan vermedi·140 syf.··
2026 3. kitabı
Bu kitabı her bitirdiğimde içimde entelektüel bir hayranlıktan ziyade, insan olmanın getirdiği o çiğ ve marazi taraflarla yüzleşmenin verdiği sarsıcı bir huzursuzluk kalıyor. Dostoyevski, Yeraltı Adamı karakteriyle edebiyat tarihinin en kusursuz anti-kahramanını yaratırken bize bir canavarı değil; gururu, kibri ve ezikliği arasında sıkışıp felç olmuş modern bir bilinci sunuyor. Bu karakter, etrafındaki her şeye ve herkese tepeden bakan o entelektüel kibrinin altında, aslında korkunç bir onaylanma ve fark edilme arzusuyla yanıp tutuşan bir zavallı. Karakterin o hastalıklı yapısını en net gördüğüm yer, caddede kendisini görmezden gelen subayla olan o takıntılı savaşıdır. Subay onu bir insan olarak bile görmezken, Yeraltı Adamı aylarca onunla kaldırımda çarpışabilmek için kıyafet borcuna giriyor, planlar yapıyor. Çünkü onun dünyasında fark edilmemek, nefret edilmekten çok daha ağır bir işkence. Okul arkadaşlarıyla yediği o rezil yemekte de aynı karakter defosu patlak veriyor. Onları küçümsüyor, onlardan iğreniyor ama aynı zamanda kendisini aralarına almaları, ona saygı duymaları için masada adeta kendi kendini paralıyor. Karakterin tüm varoluşu bu iki uç arasında gidip geliyor: Deha olduğunu sanan bir kibir ve hiç olduğunu fısıldayan bir aşağılık kompleksi. Ancak Dostoyevski’nin bu karakter çözümlemesinde zirveye ulaştığı yer kesinlikle Liza ile olan ilişkisidir. Liza, o çamurlu ve karanlık dünyanın içinde bozulmamış, temiz kalabilmiş tek ruh. Yeraltı Adamı, kendi ezikliğini ve hayattaki güçsüzlüğünü kapatmak için eline geçen ilk fırsatta bu savunmasız kadına saldırıyor. Ona önce kütüphaneler dolusu ahlak nutukları çekip onu kurtaracak bir kahraman gibi davranıyor. Ama ne zaman ki Liza onun o sefil, aciz bodrum katına gelip onun bu zavallılığını çıplak gözle görüyor;
Duygu ve Düşünce
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 30. kitabı
Zaman akışı bozulsaydı neler olurdu? Zaman Dedektifleri, gizemli olayları ve tarihi sırları çözmek için zamanda yolculuk yapan meraklı bir grubun maceralarını anlatıyor. Fantastik zaman yolculuğu ögeleri ile gerçek tarihi bilgileri bir araya getiriyor. Dili oldukça akıcı, tempolu ve merak uyandırıcıydı Tarihi sıkılmadan, eğlenceli bir macera eşliğinde öğrenmek isteyen genç okurlar için harika bir seçenek. Okuyucuyu sıkmayan, genel kültürü eğlendirerek aşılayan sürükleyici bir gençlik/çocuk edebiyatı eseri. Yanında gelen haritasıyla birlikte çocuklara harika bir eğlence ve macera aracı oluyor Yazar: Funda YALÇINKAYA Yayınevi: Gülbey Yayınları Sayfa Sayısı Ortalama 125 Türü: Genç ve çocuk -fantastik tarihi roman @fundayalcinkaya @fundanin_kalemi @gulbey_yayinlari @birokuryazargezer
Zaman Dedektifleri / Sarnıcın SırrıFunda Yalçınkaya · Gülbey Yayınları · 20265 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·216 syf.·
2026 427. kitabı
Derin duygulardan, büyük hayallerden ve aşktan hiç vazgeçme!” Meltem Gürle Gurbette olmanın getirdiği hisler, yabancı bir ülkenin kurallarına uyum sağlama süreci ve yalnızlık temaları yazarın incelikli mizahıyla harmanlanır.. Kitap, İrlanda Defteri James Joyce’un meşhur Ulysses eseri başta olmak üzere; Samuel Beckett, W. B. Yeats gibi pek çok İrlandalı yazarın izini sürerek şehri ve ülkeyi edebiyat üzerinden okur.  Sürgündeki yazarın "sevgili rezil Dublin"ine aşk mektubu gibidir aslında bu roman. Bu mektubun muhatabına ulaştığını düşünüyorum. Dublin hâlâ Joyce'an sözcükleriyle parlıyor, onun hikâyesiyle canlılığını koruyor. S:125 Meltem Gürle İrlanda’da yaşadığı üç yıllık süreci kendi kişisel deneyimleri, gündelik yaşamın kırılgan ayrıntıları ve İrlanda tarihi üzerinden anlatan kurgu dışı bir deneme eseridir. Eser, sokakları arşınlarken edebiyatı adeta bir rehber gibi kullanır Sadece bir gezi veya anı kitabı olmanın ötesine geçerek; İngiltere’nin gölgesindeki İrlanda’yı, ülkenin kederli tarihini ve halkın yaşayış tarzını yansıtır. İrlanda Defteri “Hepsi iyilerin sessizliği yüzünden,” dedi Yeats’in şiirini anımsatarak, “onların daha fazla inancı olsaydı, her şey farklı olabilirdi.” S156
Deneme, İnceleme, Edebiyat
İrlanda DefteriMeltem Gürle · Can Yayınları · 2025199 okunma
Yeraltından Notlar (yaz tatilinin ilk kitabı)
5/10
·139 syf.··
2026 3. kitabı
Yaz tatilinin birinci kitabı böylece iki günde bitmiş oldu. Bahsedilen "Yerlatı" aslında beynimiz. Yeraltından notlar yani bilinçaltımızdaki düşüncelerimiz ya da iç sesimiz. Kitapta içe kapanık, insan ilişkileri kötü, psikolojik sorunlar yaşayan, sevmeyi de sevilmeyi de bilmeyen bir kahramanın hiçte edebi kaygılar gütmeden öylesine yazdığı yazıları okuyoruz. Peki neden bu kadar içe kapanık, insan ilişkileri kötü? Sanırım kitapta da söylediği gibi her şeyin fazla farkında olduğundan. Kahramanımıza göre her şeyin fazla farkında olmak gerçek bir hastalıktır. Belkide insanlık ortalamasından biraz daha okumuş, farkında olan insan diğer insanları çiğ, yüzeysel bulduğu için insan ilişkileri kötü oluyor. Bilmiyorum. Muhtemelen öyle. Fyodor Dostoyevski Yeraltından Notlar
Duygu ve Düşünce
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma
Gir içeri, kır dizini, dön önüne kız Sıdıka ...
Puan vermedi·224 syf.··
2026 93. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 19:18
Sıdıka 'yı bitirdim. Çok güzeldi. Dizisini de zamanında çok severek izlerdim ve dizide karakterlerin neredeyse birebir aktarılmış olduğunu görmek ayrıca hoşuma gitti. Okurken aklımda sürekli Fyodor Dostoyevski 'nin Yeraltından Notlar kitabında geçen şu sözü yankılandı durdu: "Aşırı bilinç bir hastalıktır; gerçek, eksiksiz bilinç ise düpedüz bir hastalıktır." Ah Sıdıka... Senin kadar çok bilmek, her şeyi bu kadar derinden görmek hayatı ne yazık ki kolaylaştırmıyor. Bir de üzerine böyle bir ailede doğmuş olmak... Tam bir lanet. Senin gibi biriyle gercekten tanısmak ve hatta sana sarılmak isterdim Sıdıka. Atilla Atalay nin yarattığı bu karakter başına bir başarı. Hem komik, hem zeki, hem hazır cevap hem de fazlasıyla bilinçli. Normalde bu kadar düşünen karakterler sıkıcı olabilirdi ama Sıdıka tam tersi. En ciddi konuları bile öyle eğlenceli, öyle kendine has bir dille anlatıyor ki bir yandan kahkaha atarken bir yandan da durup düşünüyorsunuz. İşte onu özel yapan da bu sanırım.
Edebiyat
SıdıkaAtilla Atalay · İletişim Yayınları · 20081,041 okunma
Yeraltı adamı ve onun notları
Puan vermedi·140 syf.··
2026 21. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 17:44
Yeraltından Notlar kitabı usta yazar Fyodor Dostoyevski ‘in elinden çıkmış yeraltı adamının iç dünyasını ele alan psikolojik tahlil içeren sürükleyici bir eser. İlk 30-35 sayfa sıkıcı gelebilir ama emin olun kalan 100 sayfayı ne zaman bitirdiğinizi bile anlamayacaksınız. Aslında kitabın benim için özel bir hikayesi de var, yıllar önce bir arkadaşım kitabın ismini hatırlamayarak bana bu kitabı anlattı ve kitabın sonu dolaysıyla karaktere küfürler yağdırdı :) oysa şimdi ben okuduğumda anlıyorum ki karakterimiz “zihnindeki” ile “gerçekteki” hali arasında sıkışıp kalmış durumda. İnsanlarla sosyalleşmek istiyor fakat onları küçük görerek, insanlardan uzaklaşmak istiyor onları büyük görerek. Bu kişilik ayrımı onun “yeraltına” çekilmesi ile sonuçlanıyor ve artık dünya ile bağını kopararak düşler aleminde yaşamını sürdürmek istiyor. Karakter gerçekte olmakta korktuğu kişi olduğu için böyle davranıyor bence. Son olarak bir alıntı ile bitirelim: “İnsana en çok acı veren şey söyledikleri ile söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur.”
1000Kitap
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,6bin okunma