6/10
·128 syf.··
2026 33. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 11:37
Keuschnig gözünden Paris,yaşadığı hayat,işi ve ilişkilerini çok fazla betimleme yoluyla anlatan bir kitaptı. Bazen 450 sayfalık kitap bir çırpıda biter ama 125 sayfalık kitap öyle olmaz ya bu kitapta tam olarak öyle kitaplardandır.
Gerçek Duyguların SaatiPeter Handke · Sia Kitap · 2023111 okunma
Sanılanın Aksine Mehmet Akif Ersoy
Puan vermedi·296 syf.·
2025 377. kitabı
Merhabalardan bir demet. =) O sıkça rastladığım kafalardaki Mehmet Akif Ersoy ile okuduğum Mehmet Akif Ersoy'un arasında dağlar var... Sözü uzatmadan virgülü virgüle ataçlamadan konuya dikey dalış yapacağım. Hoş geldiniz. =) İlk olarak 2. Abdülhamit'e yazdığı şiiri sunmak isterim: YILDIZ'DAKİ BAYKUŞ "Çoktan beridir vardı benim bir derdim: Gideyim, zalimi ikaz edeyim, isterdim. O, bizim câmi uzaktır, gelemez, mani' ne? Giderim ben, diyerek, vardım onun cami'ine. Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid, Koca Şevketli! Hakikat bunu etmezdim ümid." Belki kırk elli bin askerle sanılmış Yıldız; O silahşörler, o al fesli herifler sayısız. Neye mâl olmada seyret, herifin bir namazı: Sâde altmış bin adam kaldı namazsız en azı! Gördüğüm maskaralık gitti de artık zoruma, Dedim ki: "Bunca zamandır nedir bu gizlenmek? Biraz da meydana çıksan da hasbihål etsek. Adam mı, cin mi nesin? Yok ne bir gören; ne eden; Ya çünkü saklanıyorsun bucak bucak bizden. Değil mi saklanıyorsu, demek ki: Korkudasın; Ya çünkü korkan adamlar, gerek ki saklansın. Değil mi korkudasın var kabâhatin mutlak!" NOT: Birçok tarihçi şunda hemfikirdir Mehmet Akif Ersoy, hayatının sonuna kadar pişman olduğunu dile getiren bir beyanı olmamış, hatta 1926'da Safahat adlı bir kitabının yeni baskısında bu şiire yer vermiştir. Bir diğeri... İstibdâd şiirinden: Hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse, "Bu bir câni!" dedin sürdün, ya mahkum eylendin hapse. Müvekkel eyleyip câsûsu her vicdana, her hisse,
VaizSinan Meydan · İnkılap Yayınevi · 2015209 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kitaplığımda çok uzun zamandır okunmayı bekleyen, daha önce iki kere başlayıp yarım bıraktığım, konusunu bile hatırlamadığım ve belki yaşımdan kaynaklı hoşuma gitmemiştir diyip son bir kez şans vermek için elime aldığım kitap tam bir hayal kırıklığıydı. Bitirmeye tahammül edemediğim nadir kitaplardan oldu. Genelde kendimi zorlarım ama konusu inanılmaz klişe, karakterleri oldukça sığ, düşünce tarzları rahatsız edici ve kocaman puntoları olmasına rağmen hiç akmayan bir kitaptı. 125.sayfaya kadar dayanabildim ve maalesef bunu kendimi daha fazla yapmak istemediğim için yarım bıraktım. Tavsiye etmiyorum okunacak çok çok daha güzel klişe romantik dramatik kitaplar var.
Sen Gittiğinden BeriAnouska Knight · Yabancı Yayınevi · 2016106 okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2026 35. kitabı
Psikohekim (ruh hekimi) olarak bilinen Abdulaziz Yılmaz; uzman psikolog, eğitimci ve yazardır. Kendisinin kalemini bu kitap aracılığıyla tanıdım. Yaptığı seminerleri sadece Türkiye içi değil Avrupa’da da sürdüren Yılmaz, bu kitabında orada şahitlik ettiği birçok hikâyeyi ele alarak mesaj niteliğinde bizlere aktarmış. Kitap, 125 sayfa, 57 bölümden oluşuyor. Bölüm başına 2 sayfa civarı düşüyor. Dilinin ağır olmaması basit ve anlaşılır sadeliği, her yaştan okura hitap etmesini sağlıyor. Bazen bir hikâye bazen sorular eşliğinde okuru düşünmeye sevk ediyor. Ruhi tatminsizliğimizi tamamlamak adına birtakım önerilerini, tecrübelerini bizlerle paylaşıyor. Toplumsal sorunlara karşı bakış açısını sunup, çok sert olmayan bir dille eleştiriyor. Kitapta en sevdiğim kısımlardan biri, tam odaklanmış okurken denk gelen dualar oldu. Anlamaya çalışırken yorulan ruhumuzu ettiği dualarla ferahlatıyor. Bir de kitaba başlarken sunduğu ‘Psikotomat’ fikri kulağa çok güzel geliyor fakat getirdiği sorunları da düşünmeden edemiyorum. Yapay zekâ bunun bir örneğidir.
Bir Derdim VarAbdulaziz Yılmaz · MGV · 2019237 okunma
Aşağılık Kompleksinin ve Güç Sırnaşıklığının Anatomisi
Puan vermedi·140 syf.··
2026 3. kitabı
Bu kitabı her bitirdiğimde içimde entelektüel bir hayranlıktan ziyade, insan olmanın getirdiği o çiğ ve marazi taraflarla yüzleşmenin verdiği sarsıcı bir huzursuzluk kalıyor. Dostoyevski, Yeraltı Adamı karakteriyle edebiyat tarihinin en kusursuz anti-kahramanını yaratırken bize bir canavarı değil; gururu, kibri ve ezikliği arasında sıkışıp felç olmuş modern bir bilinci sunuyor. Bu karakter, etrafındaki her şeye ve herkese tepeden bakan o entelektüel kibrinin altında, aslında korkunç bir onaylanma ve fark edilme arzusuyla yanıp tutuşan bir zavallı. Karakterin o hastalıklı yapısını en net gördüğüm yer, caddede kendisini görmezden gelen subayla olan o takıntılı savaşıdır. Subay onu bir insan olarak bile görmezken, Yeraltı Adamı aylarca onunla kaldırımda çarpışabilmek için kıyafet borcuna giriyor, planlar yapıyor. Çünkü onun dünyasında fark edilmemek, nefret edilmekten çok daha ağır bir işkence. Okul arkadaşlarıyla yediği o rezil yemekte de aynı karakter defosu patlak veriyor. Onları küçümsüyor, onlardan iğreniyor ama aynı zamanda kendisini aralarına almaları, ona saygı duymaları için masada adeta kendi kendini paralıyor. Karakterin tüm varoluşu bu iki uç arasında gidip geliyor: Deha olduğunu sanan bir kibir ve hiç olduğunu fısıldayan bir aşağılık kompleksi. Ancak Dostoyevski’nin bu karakter çözümlemesinde zirveye ulaştığı yer kesinlikle Liza ile olan ilişkisidir. Liza, o çamurlu ve karanlık dünyanın içinde bozulmamış, temiz kalabilmiş tek ruh. Yeraltı Adamı, kendi ezikliğini ve hayattaki güçsüzlüğünü kapatmak için eline geçen ilk fırsatta bu savunmasız kadına saldırıyor. Ona önce kütüphaneler dolusu ahlak nutukları çekip onu kurtaracak bir kahraman gibi davranıyor. Ama ne zaman ki Liza onun o sefil, aciz bodrum katına gelip onun bu zavallılığını çıplak gözle görüyor;
Duygu ve Düşünce
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,8bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 30. kitabı
Zaman akışı bozulsaydı neler olurdu? Zaman Dedektifleri, gizemli olayları ve tarihi sırları çözmek için zamanda yolculuk yapan meraklı bir grubun maceralarını anlatıyor. Fantastik zaman yolculuğu ögeleri ile gerçek tarihi bilgileri bir araya getiriyor. Dili oldukça akıcı, tempolu ve merak uyandırıcıydı Tarihi sıkılmadan, eğlenceli bir macera eşliğinde öğrenmek isteyen genç okurlar için harika bir seçenek. Okuyucuyu sıkmayan, genel kültürü eğlendirerek aşılayan sürükleyici bir gençlik/çocuk edebiyatı eseri. Yanında gelen haritasıyla birlikte çocuklara harika bir eğlence ve macera aracı oluyor Yazar: Funda YALÇINKAYA Yayınevi: Gülbey Yayınları Sayfa Sayısı Ortalama 125 Türü: Genç ve çocuk -fantastik tarihi roman @fundayalcinkaya @fundanin_kalemi @gulbey_yayinlari @birokuryazargezer
Zaman Dedektifleri / Sarnıcın SırrıFunda Yalçınkaya · Gülbey Yayınları · 20268 okunma