Öte yandan ümmetin örgütlenmesinin nitel özelliğine bakıldığında; birbirine dönüşümü mümkün olan, birbirlerinin tüm özelliklerini ayrı ayrı yansıttıkları, birbirlerini coğrafya/teritori üstü temsil edebildikleri üç aşamalı hiyerarşi içinde bir örgütlenme olarak görmekteyiz. Bu hiyerarşinin çekirdek unsuru mü’mindir, sonra aile ve daha sonra da cemaat gelmektedir. Bütün bunlar hem “kendi başlarına bir ümmet”tirler, hem de ümmet’i kurarlar. Bundan dolayı ümmet ulus-devlet gibi ne mekân ve ne de nüfusa bağımlıdır. Ulus-devleti “kendisi”nden başkası temsil edemezken, ümmeti her unsur temsil etme özelliğine ve kimliğine sahiptir; bundan dolayı mü’min, kimliğini kendisi ile “birlikte” taşır.