Kitaplarla dolu bir oda, sakinlik, huzur ve bolca kahve…..Mutluluk bu şekilde her şeyden daha fazla mümkün gibi geliyor
instagram.com/sakin_okur?igsh...
Şermin Yaşarın okuduğum ilk kitabı ve o kadar beğendim ki! Sanki çevremde gördüğüm tüm ailelerin özeti gibi.. Çok akıcı ve iki günde hemen bitecek bir kitap
İngilizce öğrenmek isteyenlerin faydalanabileceği çok güzel bir kaynak. Kitap seviye olarak temelden alsa da temel düzeyde bir bilgi birikimi istiyor. Sol sayfada İngilizce paragraflar yer alırken sağ sayfalarda bu paragrafların Türkçe karşılığı bulunuyor. Kelime kalıplarını öğrenmek ve bir kelimenin farklı kullanımlarını görmek benim açımdan faydalı oldu. Henüz dinlemedim ben ama kitabı Fono yayınlarının internet sitesinden dinleme imkanınız da bulunuyor. Ayrıca her hikayenin sonunda hikaye ile ilgili çok fazla soru var. Kitabın sonunda ise hikayeler hakkında sorulan soruların cevapları mevcut. Dil öğrenmek isteyenler için hikayeler serisinin Derece/Kitap seviyelerine bakılarak edinilmesi çok faydalı olacaktır.
Yeşilin Kızı Anne’i çok sevdim. Keşke lisede ya da ortaokulda bir öğrenci olsaydım belki en sevdiğim kitaplardan olurdu. Tam bir gençlik romanı Kitabın yarısından sonra daha bir güzel ilerliyor. Kitabını önce okumak istediğim için filmini de ertelemiştim hep, umarım kitapta bana geçen duygular filmde de devam eder. Yetişkinlerin az bir kısmı sıkılabilir kitabı okurken, ama ortaokul ve lise öğrencileri için çok uygun işlenen konular
Yeşilin Kızı AnneL. M. Montgomery · Koridor Yayınları · 202017,9bin okunma
İlk defa okudum Selçuk Baran’ı . İnsanın içinde var olan bir kafa tutuşu uyandırıyor sanki. İçimizde kalan tortuları gün yüzüne çıkarıyor. Okurken bizim anlatamadıklarımızı, iç sesimizi duyuyoruz sanki bir yandan.
Köyden kente göçü ve kapitalizmin hayatımızı nasıl ele geçirdiğini küçük bir ölçekte; bir kasaba halkı ve oradan zamanında kente göçen ve zengin olan, sonra da köylülerini bir daha geri dönememek üzere tamamen kendi belirlediği şekilde içten içe şekillendiren ve değiştiren bir patron örneği üzerinden anlatmış. Asıl anlatıcı rolündeki genç ve onun herkesin kul köle olduğu, uğruna ailelerini bile sildikleri Arif Hikmet Beyi ve onun verdiklerini bir kenara bırakarak mutluluk uğruna gelecek dedikleri köleliği (işini) gözden çıkarması anlatılır. Kahramanımız Halil genç yaşta kimsenin yapamadığını yapar ve kabuğunu kırar. O artık özgürdür ve oturduğu ev için şöyle demektedir: “ Küçük, ama benim.” .
Türk edebiyatını okumayı özlemişim dediğim bir okuma oldu. Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ı çok beğendim. Dilinin akıcılığı çok iyi. Okuyacağınız eserde Türk toplumunun değerleri temeline inilmiş ve dönemin aile yapısına da ışık tutmuştur.
Türk toplumunda hep eleştirdiğim bir konu var: İnsanlar evlatlarının fikirlerine saygı duymuyor. Onların ne yiyip içeceğine, nasıl giyineceğine, ne zaman eve gelip gideceğine, kiminle konuşup görüşebileceğine ve hatta eş seçimine dahi o kadar müdahil oluyorlar ki! Zannedersiniz tek doğru kendi doğrusu ve bu doğru mutlak️ . İstenmeyen evlilikler, bozulan aileler, mutsuz insanlar ve mutsuz toplum… Özelden genele vurduğumuzda durum böyle malesef ve bu kitapta Türk filmi tadında bir aşk hikayesi var ve bu yazdıklarımın örneklerini içerisinde barındırıyor bu kitap aynı zamanda.
Türk edebiyatı için güzel bir tavsiye diye düşünüyorum. Umarım okuyanları da çok beğenir.