İbn Mes'ud (radıyallahu anh) şöyle demiştir: İlim (dünyadan) kaldırılmadan önce ilme sarılın; ilmin kaldırılması ise alimlerin gitmesidir. İlme sarılın, çünkü herhangi biriniz ona ne zaman ihtiyaç duyacağını veya ne zaman elindekine muhtaç olunacağını bilemez. Sizden sonra öyle topluluklar bulacaksınız ki, onlar sizi Allah’ın Kitabı’na davet ettiklerini iddia edecekler, oysa onu sırtlarının arkasına atmış olacaklardır. Bu yüzden ilme sarılın; bidat çıkarmaktan (tebdi’), aşırılığa kaçmaktan (tanattu’) ve derinlere dalıp güçlük çıkarmaktan (ta'ammuk) sakının. Size gereken, eski olana (sahabe yoluna) bağlı kalmaktır. Dârimî (144), İbn Vaddâh - el-Bida' (163), Muhammed b. Nasr el-Mervezî - es-Sünne (80)
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Demokrat Parti'nin dış borcu
Borçlanma Demokrat Parti döneminde bir alışkanlık haline gelecek ve devlet sürekli olarak borçlanacaktır. DP iktidarı dö­neminde birçok kez Meclis aşağıda örneği verildiği gibi tasarı hazırlayıp DP iktidarına yetki verecektir. TBMM 9. Dönem 3. Yasama yılı 70. Birleşim tutanakların­dan alınan dış borçlanma tasarısının adı şöyledir: ABD ve Avrupa Ekonomik iş Birliğine dahil, memleketler­le!borçlanma, yardım ve ödeme Anlaşmaları akdi için hükümete yetki verilmesine dair 5436 sayılı kanunun, yürürlük süresinin uzatılması hakkında kanun tasarısı (1/395) (Dışişleri, Ticaret ve Bütçe komisyonlarına) ABD tarafından Türkiye'ye yapılan iktisadi yardım ve hibe + krediler, 1950-1960 yılları arasında toplamda 1.018.200.000 doları bulmuştu. Yani yaklaşık 1 milyar dolar. Bu yardım ve kre­dilere 1950'den sonra, karşılıklı para fonundan yapılan ve top­lamı 2.144.000 lira tutan, bir kısmı askeri amaçlara tahsil edilen rakamı da ilave etmek lazım. İktidara geldiklerinde Meclis kürsüsünden "Devletin kasa­sında 130 ton altın var" diye CHP'yi eleştiren DP'liler, 1960 yı­lında geriye sadece 13 ton altın stoğu bırakacaklardı.
Ebû Zerr (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) bana şöyle dedi: "Kardeşini güler yüzle karşılamaktan ibaret bile olsa hiçbir iyiliği küçük görme!" (Müslim, Birr 144)
Bakara Suresi 144.Ayeti :
Bismillâhirrahmânirrahîm (Habibim) yüzünü göğe çevirip bir şeyler aradığını (haber beklediğini) görüyoruz. Bunun için seni hoşnut olacağın bir kıbleye yönelteceğiz. Şimdi yüzünü mescidi harama çevir. Ey müminler, siz de nerede bulunursanız bulunun (namazda) yüzünüzü o mescid tarafına çevirin. Kitap ehli olanlar da bilirler ki kıbleyi çevirmek Allah tarafından haktır. Allah onların yaptıklarından gafil değildir.
Din
Allah, bid’at sahibinden, o bid’atini terk edinceye kadar tevbeyi engellemiştir. Bid’atçi, kendisini hidayet üzere zannettiğinden tevbe etmez. Bid’at, sahibini üzerinden olduğu kötülükten daha kötüsüne taşır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: “Oysa bilgisizce, sırf insanları saptırmak için, Allah'a yalan isnad eden kimseden daha zâlim kim olabilir? Allah, şüphesiz, zâlim kimselere hidayet etmez” (En’âm 144) İbn Cerîr (et-Taberî) Tefsir’inde “Allah, şüphesiz zâlim kimselere hidayet etmez” ayetini şöyle tefsir etmiştir: “Allah, kendisine iftira edenleri ve kendisi hakkında yalan söyleyenleri doğruya ulaşmakta başarılı kılmaz”