İkaros’un sayıklamaları
Gayriresmi olarak 2015 yılı ortalarında başlayan neo matematik çağı,2025 itibari ile kimsenin haberi olmasa da resmileşecek. 2050 yılı itibari ile bizleri nelerin beklediğini merak etmiştin geçenlerde anlatayım. Okullardaki eğitim sistemi komple değişecek.Klasik bilimler yerini tamamen Neo Bilimlere bırakacak.internet çağının yarattığı Y neslinin yerini neo matematik çağının yarattığı X nesli alacak.Y nesli ile biyolojik olarak insan olmaktan uzaklaşan insanoğlu X nesli ile tamamen biyolojik robotlara dönüşecek.Düşünmek,kurgulamak ve üretmek seçilmiş birkaç bin elit insana ait bir ayrıcalık olacak. Doğal afetler çok öncesinden tespit edilecek.Küçük değişkenlerin basit algoritmalarının çıkarılması sonucu deprem,tsunami ve sel gibi afetlerde ölen insan olmayacak,zararlar minimize edilecek. Bu doğal afetlerin durdurulması mümkün olmakla beraber evrenin işleyişine müdahaleden kaçınılmak zorunda olunduğu için o noktada bir gelişmeyi düşünmek bile istemiyorum. Ama korkarım muhakkak bir gün bunu da deneyen olacaktır. Atom bombası ve kimyasal silahlar tehdit olmaktan çıkacak.Tek silah yazılım olacak.Elektriğin ulaştığı her yer potansiyel bir savaş alanına dönüşecek.Taş devrinden tarihine devam etmek zorunda kalacak devletler göreceğiz. Bütün hastalıkların ve insanın gen haritasının algoritması çıkarılacağını için bütün hastalıklar önceden görülüp tedavi edilebilecek.Kanser, AIDS Alzheimer gibi hastalıkların tedavisi kısa sürede ve başarıyla bitirilecek.İnsan evladı istediği yaşta kalabilecek yaşlanmayacak.Seksen doksan yaşlarında yakışıklı ve güzel ölülere sahip olacağız. (Sayfa 148-149’dan alıntıdır)
Ayet: Bakara 148 Sentez: Kıble belirlendikten sonra hayatın pratiği başlar. Dünya sahnesinde "Herkesin yöneldiği bir yön (ideoloji, gaye, menfaat) vardır." Ancak mümin için mekan pusulası (Kabe), bir eylem pusulasına dönüşmek zorundadır: Hayırlarda yarışmak. Sabit bir merkeze (kıbleye) sahip olan insan, enerjisini sağa sola dağıtmaz; tüm gücünü yeryüzünü imar edecek hayırlı işlere kanalize eder.
1000Kitap
Reklam
Sentez şudur: Fıtratından (Rûm 30) hareketle sahte tanrılardan yüz çeviren insan (En'âm 79), yeryüzündeki nizamını kurmak için yüzünü ortak bir merkeze döner (Bakara 144). Bu merkezden aldığı güçle hayatın içinde hayırlı eylemler üretir (Bakara 148) ve nihayetinde tüm varlığını, benliğini Allah'a teslim ederek kusursuz bir ahlaka ulaşır (Nisâ 125). Böylece, her şeyin yok olup gittiği kozmik fırtınada, baki kalacak olan yegane Zata (Rahmân 27) tutunmuş, yok olmaktan kurtulup bekaya ermiş olur. ​Özetle Kur'an; insanı parça parça olmaktan kurtarıp, tek bir yüzle, tek bir merkeze yönelen, bütüncül ve sarsılmaz bir şahsiyet haline getirmeyi hedefler.
1000Kitap
Hayata dair nihai perspektif. ✨ Terapi Olarak Sanat Son olarak da, Hubble teleskopundan görülen uzak bir galaksinin ölümüne tanıklık etmeye geçiyoruz. Acemi göz nereye bakacağını bilmez ama orada bir yerlerde, bir yıldız sarsıntılı bir patlama içinde ölümle cebelleşmektedir. Sonsuz derecede yavaş bir süreç içinde bir araya gelen ve göz kamaştırıcı bir enerji kazanında çok uzun süredir yanan yıldız kütlesinin inanılmaz derecede çok kalıntıları nihayet evrenin içine geri savrulmaktadır. Bilim burada sanata katılarak, ölümlü olmanın bizi dehşete düşüren gerçeğini yüceltir ve ona trajik bir ihtişam kazandırır. S. 148
Müzik
Hayırlı Cumalar
Böylece Allah, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini onlara verdi. Allah iyilikte bulunanları sever. Ali İmran 148 Kur'an-ı Kerim Açıklamalı Meali
Allah Teâlâ Kimleri Sevmez?
İşte Allah Teâlâ'nın sevmediği 12 Kul ve Amelleri 01- “Allah, ağır ve inciten sözlerin açıktan söylenmesini hiç sevmez…” (en-Nisâ, 148) “İnsan olmanın en önemli özelliklerinden birisidir, söz söylemek... Güzel söz, dalları Cennet’e ulaşan ve daima meyve veren bir ağaca benzetilirken (Bkz. İbrahim, 24-26.) Acı ve inciten söz, Rabbimizin hiç hoşlanmadığı bir üsluptur. Her türlü zorluğa, acıya, yorgunluğa ve haksızlığa rağmen güzel söz söylemek, Âlemlerin Rabbinin sevdiği bir davranıştır. 02- “…Allah, ihanet eden ve nankör olan kimseyi sevmez.” (el-Hac, 38) İhanet etmek, emin olarak tanındıktan sonra güven bozmak, hakka aykırı iş yapmaktır. Bu, İslâm ahlâkında münafıklık alâmeti olarak zikredilmiş ve insan olma şerefini zedeleyen bir vasıf olarak kabul edilmiştir. 03- “Şüphe yok ki Allah, gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. O büyüklenenleri sevmez.” (en-Nahl, 23) Göğüslerde gizlenen veya söze gelip anlatılmak istenen hiçbir şeyin, Âlemlerin Rabbinden gizli kalması mümkün değildir. Bir damla atılmış sudan yaratılıp gözle görülmeyecek bir virüse karşı koyamayan insanın büyüklenecek hiçbir güç ve başarısı bulunmamaktadır. 04- “Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez.” (el-Bakara, 190) Mü’min, güzel ahlâklı, merhametlidir. Bulunduğu beldede emin sıfatıyla güven veren, güzel ahlâkı ile örnek olandır. Âlemlerin Rabbi, haksızlık yapanı ve haksız yere zarar vereni sevmediğini bildirip öfkeye yenik düşülmemesini haber vermektedir. 05- “…Allah bozgunculuğu sevmez.” (el-Bakara, 205) “...Allâh’ın sana ihsanda bulunduğu gibi sen de iyilik yap. Yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah bozguncuları sevmez.” (el-Kasas, 77) İslâm; kardeşlik, birlik ve beraberlik dîni iken,
Din
Reklam
Reklam