D KOĞUŞU ~ FREİDA McFADDEN
İçerik;
Psikolojik gerilim
Tek kitap
Psikiyatri kliniğinde bir gece
Tip öğrencisi Amy
Çocukluk arkadaşı bir hasta
Gizem, tuhaf olaylar, yalanlar
Ters köşeler, şaşırtıcı son
273 sayfa
Selam… Yazarla tanışma kitabım #hizmetci kitabıyla oldu. ve serinin diğer kitaplarıyla devam etti.Geçen ay #sakınyalansöyleme yi okudum. Gelecek ay ise yeni kitabı #mahkum u okuyacağız. #kezbanlaokuyoruz grubumuzda birlikte okuyoruz. Kezban güzel gaza getiriyor sağolsun
Amy henüz alanını seçmemiş bir tıp öğrencisidir.En korktuğu bölüm psikiyatri bölümüdür.Çünkü geçmişte en iyi arkadaşı Jade’yi böyle bir poliklinikte bırakmıştır.O günden beri görmediği Jade’yi yer hatırladığında onda geçmiş travmaları hatırlatır.Korktuğu başına gelir ve o akşam hastanenin psikiyatri kliniğinde yani namidiger D koğuşunda gece nöbeti tutması gerekir. Kliniğe özel bir şifreyle giriş çıkış yapılıyor ve üstüne telefonlar çekmiyordur.Üstelik birlikte nöbet tutacağı kişi eski sevgilisidir.Servis sorumlusu doktor ona güven verse de hastalardan birinin Jade olduğunu öğrenince şaşkına döner.Bir numaralı tecrit odasında yatan tehlikeli hastanın ve çocukluk arkadaşı Jade’nin bulunduğu kapalı bir alanda ne kadar güvendedir? Ya yangın çıkarsa,ya elektrikler kesilirse…Peki ya geçmişin hayaleti koğuşta onu bekliyorsa? Bu koğuşta kim hasta,kimi sağlıklıdır? Amy nöbet sonunda hayatta kalacak mıdır?
Kurguyu çok sevdim.Kapalı mekanda mahsur kalma hikayelerini ayrı severim zaten.Amy’nin yaşadıklarını derinden hissettim.Bazı tahminlerim çıksa da yaşanan atmosfer güzel anlatılmıştı.Amy kolay manipüle edilen,her söylenene kanan bir tip.Aslında bize öyle aksettiriyor zira kitabın sonunda pekte öyle olmadığını anlıyoruz.Yine de okurken karakterlere ipuçları, gizli bilgiler vermeden
D KoğuşuFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20243,617 okunma
‘Türk Metinlerinde Konstantiniye ve Ayasofya Efsaneleri’ benim uzun süredir baskını beklediğim bir kitaptı. Yeni baskı da çıkınca alıp hemen okudum. Beklentim kitabın adından da anlaşılacağı üzere Ayasofya ve İstanbul’a dair birçok efsane okumaktı. Fakat kitaba başladığımda böyle olmadığını gördüm. Kitap ‘Kuruluşundan Sonuna Kadar Konstaniye Tarihinin Öyküsü’ adlı 1491 tarihli anonim bir Osmanlı metni üzerine kurulmuş. Kitap 45 sayfalık bu öykü ile başlıyor. Ama ne yazık ki 45 sayfa metnin direkt çevirisi. O dönemin kelimelerini içeriyor ve anlamak çok zor. Sürekli sözlük kullanmak zorunda kalınıyor ve bu da okuma süresini uzun ve sıkıcı yapıyor. Sanki herkes Osmanlıca, Arapça ya da Farsça biliyormuş gibi düşünülmüş demek ki! Öykü Hz. Süleyman’dan ve Kudüs’teki tapınağından; Roma imparatoru Hadrianus ve Kyzikos’taki (Balıkesir-Erdek) tapınağından, tamamen uydurma bir isim olan ve öyküde İstanbul’un kurucusu olarak geçen Yanko Bin Madyan’dan, Byzas ve Konstantin’den; İstanbul’un kuruluş ve Ayasofya’nın inşa sürecinden; bu süreçteki dönemin kaynaklarına sirayet eden efsanelerden (Bizans, Roma, Arap, İran, Yahudi, Türk kaynakları vs.) dönemin ve 16 ve 17. yüzyılın Türkçe kaynaklarında efsanenin yeniden ele alınışından; Padişahların mimari olarak (örneğin kubbe çapı ve yüksekliği) Ayasofya’yı geçme arzularından bahsediyor.
Kaynakçası çok geniş. Yazar epey bir kaynak taraması sonrasında eserini ortaya koymuş. Birçok farklı toplumun kaynaklarından faydalanılmış.
İlerleyen sayfalarda da dönemin yerli kaynaklarından yapılan alıntılar tamamen o dönemin yazı dilinin direkt çevirisi. Bu durum kanımca kitabın en büyük eksikliği. Okunması çok zor. Yarım bırakmamak için çok mücadele ettim. Elbette yeni şeyler de öğrendim ancak kitap maalesef beklentilerimi karşılayamadı. Çok büyük
Yazarı ilk çıkardığı şiir kitabı kalküta ile takip etmekteyim. Çıkardığı her romanı sabırsızlıkla bekliyorum. Sonunda son romanı çıktı. Her romanı, insanı başka dünyalara gezmeye götüren , düşündüren, öğreten bir dile sahip. Bu kitabında da Kalender ile başka iklimlere, dünyalara açılıyoruz. 1491 yılında bir Osmanlı denizcisi Kalender in İstanbul’dan Kırım’a uzanan deniz seferiyle başlayan ; Kristof Kolomb’un davetiyle hikâyeyi Yeni Dünya’ya taşıyor ve okyanusları aşan bir maceraya dönüşüyor. Tarihle kurmacanın birbirine karıştığı kitap, Kolomb’u bir roman kahramanı olarak ele almasıyla da ilklere imza atıyor.Kitap bittikten sonra Kolomb u daha çok araştırmak istiyor insan. Coğrafi keşifler, denizcilik tarihi, Orta Çağ tarihi, Osmanlı, Amerika’nın keşfi gibi temaları büyülü gerçekçi bir üslupla ele alan Sular Üstünde Gökler Altında; aynı zamanda kaptanlar, korsanlar, papazlar, şövalyeler, haydutlar, ressamlar, deniz kızları, kurbanlar ve yerliler gibi zengin bir karakter dünyasına sahip.Herkese şiddetle tavsiye ediyorum, yazarımızın yeni kitabını sabırsızlıkla bekliyorum :)
İskoçya Reformu
İskoçya Reformu, din konusundaki anlaşmazlıkların neden olduğu bir dönemdeki çalkantılar ve değişiklikler dönemidir. Katolikler ve Protestanlar arasındaki teolojik mücadele, 16. yüzyılda 150 yıldır devam etmekteydi. Her ikisi de Hristiyanlığın otantik yorumu olduğunu iddia etti. Katolik Kilisesi yüzyıllar boyunca Avrupa'da baskın dini güç olmuştu, ancak Protestanlar inançla ilgili farklı bir yaklaşım benimsemekteydi.
Martin Luther (1483-1546), Katolik Kilisesi'ni onaylamayan bir Alman keşişti. 1517'de, kiliseyi değiştirmeye yönelik taleplerini yazdı ve Wittenberg kentindeki bir kilisenin kapısına listesini çiviledi. Protestanlık hareketini başlattı ve Katolik Kilisesi'ni çürümüş ve orijinal İncil öğretilerinden uzaklaşmış olarak etiketledi. Luther, Papa'nın meşru bir ruhani otorite olmadığına inanmıyordu. Papa'nın otoritesini reddeden kişiler genellikle kâfir olarak yakılmaktaydı. Luther taleplerini değiştirmeyi reddetti, ancak Alman soyluları arasında yeterli destek oluşturmuştu, bu nedenle cezalandırılmaktan kurtuldu. İnsanlar, Luther'in Hristiyanlığın yorumuna uyarak takip etmeye başladı ve Protestanlar ile Katolikler arasındaki mücadele, Avrupa tarihini gelecek yüzyıllar boyunca tanımlayacak hale geldi. Bu dönem, Hristiyanlığın reform edildiği dönemdir ve Reformasyon olarak adlandırılmaktadır.
16. yüzyılda İskoçya'da din günlük hayatta önemli bir rol oynadı. Kilise eğitim, rehberlik, sağlık hizmetleri ve sosyal birlik sağlıyordu. Cennet ve cehenneme gerçekten inanan insanlar manevi otoriteden yönlendirme arzusu duyuyordu. Reform hareketi toplumu Katolik ve Protestan kesimlere ayırdı. Bölünmenin her iki tarafı da gerçek cennet yolunu sağladığını iddia etti ve diğer tarafı kafir olarak ilan etti. İskoçya'da ortaya çıkan ilk Protestan kitaplar
#kitapyorumum
#MahkumPrenses
#philippaGregory
@artemisyayinlari
🕯🕯🕯🕯🕯🕯🕯🕯🕯🕯
Merhaba arkadaşlar sizlere boleyn serisi ile geldim.Philippa ile çıktığım bu yolculukta Granada,1491 yılından tarih yükümle döndüm
Resmen beynim yandı ve hayran kaldım bir kadının yapabileceklerine korkun bizden be
🗡🗡🗡🗡🗡🗡🗡🗡🗡🗡
#kitapyorum
Aragon lu Catalina ispanya prensesi ve ingiltere kraliçesi
Tudor hanedanının tarihi muhtesem bir sekilde harmanlanmış romanı ingiltere tarihinde bir çok eksiklerim olduğunu ögrenmek ve özellikle ingiltere kralicesinin büyük bir yalanla tahta çıkmasını hayretle okudum.
Ah catalina ah çok zor zamanlar yaşamasına rağmen hiç bir zaman verdiği sözden geri dönmedi.
Ingiltere kralı henry ye ne demeli yuh dedim resmen ya
Alin alın okuyun çok şeyler dönmüş çok entirika kol geziyo be yok bele bişi
kitapla ve sevgiyle kalın
1491 tarihli anonim bir metinden yola çıkarak İstanbul’un ve Ayasofya’nın kuruluş efsanelerinin incelenmesi ve imparatorluk taraftarı ve karşıtı tarih yazıcılığı incelemeleri.