Ben çocukken bir öğretmen şapkamı çıkarmamı söylediğinde çıkarırdım. Bugün bir öğretmen öğrenciden şapkasını çıkarmasını istese annesinden bir e-posta gelir; çocuğun aslında şapkasıyla kendini daha rahat hissettiğini açıklayan bir e-posta.
İçinde hiç çocuk yokken bir okulda dolaşmak her zaman tuhaf gelir bana; eğitim sisteminin gıcırdayan alt takımını görmüş gibi, binayı uygunsuz bir anda yakalamış gibi.
Gün daha önce çok ağırdı ama şimdi neredeyse hiç ağırlığı yok. Hiç. Çünkü ben de bir hiçim. Ağaçların tepesinden bakıldığında, karanlık çimenlerin üzerindeki minicik noktayım. İyi hissettiriyor. Bir hiç olmak…