İmam Gazâli | Dilin Âfetleri
Puan vermedi·238 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 10:01
“Bilmiş ol ki, dilin tehlikesi çok büyüktür. Onun tehlikesinden ancak susmakla kurtulmak mümkündür.” (sy.10) Uzun süredir okumak istediğim ama cesaret edemediğim İmam Gazali ’den Kitabu Afati'l-Lisan Dilin Afetleri ’ni sonunda okudum. İyi ki de okudum ve neden cesaret edemediğimi de daha iyi anlamış oldum. Neden böyle söylediğimi de ancak kitabı okuyanlar anlayacaktır. İmam Gazâli bu kitabında toplumun ve özellikle insanlığın selameti için yapılmaması gereken bazı dil afetlerini yani belalarını anlatıyor. Kitapta özellikle yirmi dil belasından bahsediyor. Bu belaların bir kısmını ahlaki bir duruş olarak ön plana çıkarırken bir kısmını da İslami açıdan günah sayıldığı için ayrıştırıyor. Gazali’nin anlattığı çoğu afet veya bela günlük hayatta yapılan ve asla fark edilmeyen afetlerdir. Örneğin kötü söz söylemek, dedikodu yapmak veya fuzuli konuşmak (boş konuşmak) bunlardan sadece birkaçı… Kitapta her bela için ayrı bir bölüm bulunmaktadır. Ayrıca her bela için ilgili hadis ve ayetlerden referans alınmaktadır. Hadislerin kaynağı araştırılarak okunursa daha sağlıklı olabilir. Eğer inancınız İslamiyet değilse bile okunmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Çünkü bana göre bahsi geçen tüm belalar başlı başına toplumun huzurunu bozan, etik dışı davranışlara sebebiyet veren ve ahlaken uygun olmayan durumları meydana getiren kötü ifadelerdir. Bahsi geçen her belayı okurken gerçekten normalin ne olduğunu ama bizim nasıl davrandığımızı daha net görebiliyoruz. Bu yüzden kitabı salt İslam inancı bağlamında değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Kitapta anlatılan belalara gelecek olursak, onları buraya yazmak istiyorum. İçeriğini merak edenler kitabı okuyabilir. Ben sadece görün istediğim için buraya yazıyorum. 1. Seni İlgilendirmeyen Şey Hakkında Konuşmak 2. Fuzuli Konuşmak 3. Batıla Dalmak (Günah Olan Şeyleri
1000Kitap
Kitabu Afati'l-Lisan Dilin Afetleriİmam Gazali · Ravza Yayınevi · 202117bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2026 8. kitabı
NAMAZ Psikolojisi 1. ALLAH’ın isteğini ve rızasını düşünerek yapılan bütün davranışlar birer ibadettir. 2. Dinde ibadet olarak belirlenen bazı özel davranışlar vardır ki bunlar, insanın ALLAH’la olan ilişkilerini canlı tutmak için belli aralıklarla tekrarlanırlar, işte namaz, her gün tekrar edilen, belli hareketleri ve dualar içine alan bir ibadettir. 3. Namaz İslam dininde ilk emredilen ibadettir. 4. Namaz aynı zamanda, yaratılanın YARATANA karşı duyduğu saygı, sevgi, minnettarlık ve bağlılığın, şükür duygusunun bir ifadesidir. 5. Namaz önce ki peygamberlere de farz kılığı Kuran-i Kerimin değişik ayetlerinde ifade edilmektedir. ( H.z. İbrahim Kur’ani Kerimde geçen duası ; ‘’Rabbim! Beni ve Soyumu namaz kılanlardan eyle!’’ amin…) Ancak önceki peygamberlerden sonra o din mensuplarının namazı koruyamadıkları. Ondan uzaklaştıkları anlaşılmaktadır. 6. Taha Süresi 132 ayette ALLAH C.C. şöyle buyurmuştur. ‘’ Ailene namazı emret! Sen de sabırla ona devam et… ‘’ buyuruyor. 7. Cehenneme girenlere neden cehennem girdikleri sorulduğunda? Biz namaz kılanlardan değildik! Buradan namazın ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. 8. Genelde ibadetler, dini inancın koruyucularıdır. 9. Yetişkinlerin, anne babanın namaz kılmasının, çocukların namaz kılmayı arzu etmeleri, namaz kılmak istemeleri açısından da önemi büyüktür. Çünkü çocuk çevresini tanımaya başladığı anadan itibaren çevresinde ki büyüklerin, özellikle anne babasının söz ve davranışlarını taklit edip örnek almaya başlar. Bu nedenle namaz kılan bir anne babanın çocukları da namaz kılmaya özenir. Namazın Psikolojik Süreçleri 10. ‘’Vay haline şu namaz kılanların! Ki onlar şuurunda değildir namazlarının. Gösteriş yaparlar onlar, Hayra engel olurlar.’’ Ma’un 4-7 ayetler. 11. Namazda neyi okuduğunun bilincinde olunmalıdır. Çünkü
Din
Namaz PsikolojisiHüseyin Peker · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2020123 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Selamünaleyküm Rahmatullahi ve Bereketühü
10/10
·765 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
103 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 19:59
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den başlayıp Ubeyde Bin umeyr'e kadar devam eden 61 bölüm vardır hem hadis-i şerifler hem de rivayetli sözler bulunmaktadır. Aşağıya kimlerin sözlerinin olduğu kimlerin geçtiğini de yazacağım inşâAllah. Kitap boyunca gözüm hep Zeyd Bin harise'yi aradı çünkü Zeyd Bin Harise Peygamber efendimizin peygamberlikten önce de yanında bulunduğu çocuklardan biridir. Ve Zeyd Bin Harise'nin çocukluğu Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin yanında geçmiştir. Ama kitapta Zeyd Bin hariseye ait ne bir söz ne de başka bir şeye denk gelmedim. Onun haricinde diğer peygamberlerimizin sözüne ve sahabelerin sözüne yer verilmiş çok hoşuma gitti daha önce hiç duymadığım şeyler okudum ve insanı düşündüren şeylerdi bunlar. Okumanızı öneriyorum isterseniz okuyun tabii. Kitabın isimlere ayrılmış bölümleri bu şekilde: 1. RASULULLAH (S.A.V) 2. YUNUS (AS) 3. SÜLEYMAN (A.S) 4. EYYUB (A.S) 5. ADEM (A.S) 6. LOKMAN (AS) 7. NUH (A.S) 8. İSA (A.S) 9. MUSA (A.S) 10. DAVUD (A.S) 11.MUSA (A.S) 12.ÍSA (A.S) 13. İBRAHİM (A.S) 14. YUSUF (A.S) 15. EYYUB (A.S) 16. SÜLEYMAN (A.S) 17.İSA (A.S) 18. DAVUD (A.S) 19. EBU BEKR ES-SIDDIK 20. ÖMER B. HATTAB 21.OSMAN B. AFFAN 22.ALI B. EBİ TALİB 23. EBÛ'D-DERDA
Kitabu'z ZühdAhmed Bin Hanbel · Neda Yayınları · 2020125 okunma
Ebu’l-Hasan Harakani’de Fakr Kavramı
10/10
··
Beğendi
Kur’an ve hadislerde geçen “Fakr” kavramının iki ayrı anlamda kullanıldığı gö- rülmektedir. Bunlardan biri “suret fakirliği” de denilen “maddî fakirlik”, diğeri ise “manevî fakirlik”tir. 1. Maddî Fakirlik veya Suret Fakirliği: İhtiyaç duyulan mala ve eşyaya malik ve sahip olmamak demektir. Kur’an’daki: “Ganimet malları, yurtlarından ve mallarından uzaklaştırılan fakir muhacirlerin- dir” 5 , ayeti ve benzer ayetlerde anlatılan fakrdır. Bu anlamdaki fakirlik hadislerde de: “Fakr, insanı nerede ise küfre düşürecekti.”6 “Fakirlik, iki cihanda yüzkarasıdır.”7 İfadeleriyle anlatılmakta ve bu manada gönle sıkıntı veren fakirliğin makbul olmadığı ifade buyrulmaktadır. Tasavvufa konu olan fakr ise bu tür fakirlik değil, manevi fakirliktir. 2- Manevî Fakirlik: Kulun kendinde varlık görmemesi, herşeyi Hakk’a irca etmesi, şahsının, amelinin, hal ve makamının Allah’ın lütfu olduğunu kabul etmesidir. Kur’an’daki: “Ey insanlar, siz Allah’a karşı fakir; yani muhtaçsınız. Allah ise ganîdir; yani herşeyden müstağni- dir.”8 ve “Allah ganîdir; siz fakirlersiniz; yani O’na muhtaçsınız.”9 ayetleri bu anlamda- ki fakrı anlatmaktadır. Peygamber Efendimiz, “Fakr, benim medar-ı iftiharımdır.” 10 buyurmaktadır. Yine başka bir hadis-i şerifinde “Allah’ım beni fakir yaşat, fakir öldür ve fakirlerle haşret!”11; Allah’ım beni sana karşı muhtaç (fakir) kılarak müstağni eyle, kendinden başkasına muhtaç (fakîr) etme!12 buyurmuştur. Bu hadisler manevi fakr anlamında kullanılmıştır. Kulun Allah’a muhtaç olması demek olan fakirlik, elbette fakiri de zengini de kapsar. Bu anlamıyla fakir ve fukara, malı olmayan anlamına değil, “sufî ve derviş” manasına gelir. Bu yüzden eskiden şeyhler kendilerine “Hadimu’l-fukara” (Fakirlerin hizmetkârı) derlerdi. İlk sufîler “yoksulluk” anlamına gelen fakr ile
Fakrın MakamlarıEbül - Hasan Harakani · Büyüyenay Yayınları · 201718 okunma
Bu kadarına da pes doğrusu..
1/10
·328 syf.··
2026 8. kitabı
Neresinden tutsanız elinizde kalan bir eser olmuş. Bu kitabı okumaktaki amacım Nebhânî’nin ve sufilerin ileri sürdüğü görüşleri eleştirel bir şekilde incelemek ve özellikle tevessül, istigâse ile kabirden yardım talebi konularında ileri sürdüğü delillerin ne olduğunu öğrenmek ve değerlendirmekti. Eser, muhalifleri ve sahabe uygulamasını göz ardı eden çıkarımlar içerdiği için bir sorumluluk bilinciyle, Kur’ân, sahih hadis ve sahabe pratiği ışığında hatalarını ve dayanıksız noktalarını ortaya koymayı hedefliyordum. Okuma sürecim meraktan veya heyecandan değil, akideyi koruma ve ilmi doğruluğu ortaya çikarmaktan kaynaklanmakta. Kitap dua, tevessül, istigase ve Resûlullah ﷺ’in kabir hayatına dair meselelerde belirli bir tasavvurun müdafaasını hedeflemiş bir eser. Ancak eser, hem delil kullanımı hem de muhalif görüşleri ele alış tarzı bakımından ciddi usuli problemler barındırmakta. Bu durum da ortaya konulan sonuçların ilmi bağlayıcılığını yok etmekte. Her şeyden önce ehli sünnetin tüm âlimlerinin icmasına göre akidevi bir meselede belirleyici olan şey, zanni çıkarımlar, rüyalar, menkıbeler değil, MUHKEM NASSlardır. Kuranı Kerim, dua ve istigâsenin yalnızca Allah’a tahsis edilmesi gerektiğini açık ve tekrarlı bir biçimde ortaya koyar: "Mescidler Allah’ındır; o hâlde Allah ile beraber kimseye dua etmeyin" (Cin 18), "Allah sana bir zarar dokundurursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur" (En‘âm 17), “O’ndan başka dua ettikleriniz size ne zarar ne de fayda verebilir” (Yûnus 106), “Darda kalana dua ettiğinde icabet eden kimdir?” (Neml 62). Bu ayetlerde geçen dua, yalnızca bir hitap değil; Resûlullah ﷺ’in ifadesiyle “ibadetin ta kendisi”dir (Tirmizî). İbadet olan bir fiil, Allah’tan başkasına yöneltildiğinde bu hâl, Kuranın çizdiği tevhid
Vehhabilere CevaplarYusuf Nabhanî · Fazilet Neşriyat · 201217 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 03:57
Yol oğlu Hadi… Birbirinden bağımsız gib duran 17 öykü yer alıyor kitabın içerisinde. Bu öykülerin tek bir ortak yönü var, yol oğlu Hadi. Tüm öykülerde yer alan, öykülerdeki hadisleri ifade eden baş kahramanımız. Bir yol seçmek, o yolun doğruluğundan emin olmak, o yolda adım adım ilerlemeği istemek…. Ve o yolda doğru bir yoldaş bulup o yola revan olmak… Her bir öykü insana sunulan bir yol. Bu yolların bir farkı var ki, hangi yoldan gidersen git hep doğru olan yola ulaşıyorsun. Çünkü o yolların her birinde katık olarak Allahın Resul’ünün hadisleri var. O hadislerde mesajlar var. Daha evvel de bu minvalde kitaplar okumuştum ama bu kitap diğer kitaplara nazaran daha bizden, daha sen, ben, biz gibi. Modern doğu masalları vardı Tabii platformunda. İzleyenleriniz var ise bu kitabın bahsettiğim içeriğini daha iyi anlatacaklardır. Okuduğunuz her öykü bir hadis ile süslenmiş, bir hadis ile yol, yön olmuş. Bu hadisler de yolun oğlu Hadi tarafından öykülere öyle güzel yerleştirilmiş ki okudukça güzelleşiyor insanın ruhu. Gelin bu öykülerle sizlerde ruhunuzu güzelleştirin. @hüseyinakın hocanın okuduğum hiç bir kitabında hayal kırıklığı yaşamadım. Hepsi o kadar güzel ki. Bu tür öykü kitaplarını bu kadar akıcı bir dil ile anlatmak kolay değil. Sıkılmadan bir çırpıda bir kahve, çay yanında okuyor ve bitiriyorsunuz. Lütfen sizlerde bir şans verin emin olun pişman olmayacaksınız. Hadisleri birde böyle öyküleri süslerken okuyun :)
Böyle Buyurdu ResulHüseyin Akın · Şule Yayınları · 20258 okunma