PROMETHEUS

PROMETHEUS
Bilge kendi kendisiyle yetinir. (Seneca)
«Onlar yaşatmak istedikçe halk yıkmak için çalışacak. Bu bir savaşımdır. Ozanlar bu savaşımda halka yol gösterecek. Yazarlar, basın, hızlandıracak savaşımı. Ozanlar, yazarlar ve basın olmadı mı halkın dili yok demektir. En büyük arzum gazeteci çıkmak büyüyünce! Babam tutturuyor mühendis çık! Gazeteci çıkıp halkın gerçeklerini dile getirmek istiyorum...»
Sayfa 195 - Literatür yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Reklam
Zulümlerden sıkılardan geçmeden Tatmadan acıların Öldüren, olduran türünü kanasıya Nasıl pişer nasıl Halkının ışığı olacak ozan?
Sayfa 194 - Literatür yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Şeker fabrikası muhasebecisi, «Müzikte, edebiyatta Ruslar gerçekten harika!..» dedi, bacak bacak üstüne attı. «Edebiyatta!.. Evet, tabii!.. Hem ondokuzuncu, hem yirminci yüzyılda devler yetiştirmiş bir edebiyat!.. Tolstoy'dan başka, Dosto-yevski, Gogol, Çehof ve Sovyetler: Gorki, Şolohof...» «Şolohof'u da sayacak mıyız?» «Tabii...» «Aynı iklimden insanlarız, cılız kalmış bizimki!» «Müziğimiz, evet!» «Edebiyatımızda bir patlama var!..» «Şiirde biraz...» «Nâzım'm şiirleri, göçmenliğinde yazdıkları...» «Ne olursa olsun, Kurtuluş Savaşı Destanı, Hikâye-i Karayılan, İnsan Manzaraları; Türk şiirinin yıldızıdır Nâzım...» «Hikâyede Sabahattin Ali...» «Sabahattin Ali mi, Sait Faik mi?» «Sabahattin Ali elbet!» «Sait Faik'in de kendine özgü değil mi tadı?» «Kendine özgü başka!» «Evet, şiirde Nâzım, hikâyede Sabahattin Ali; peki romanda?» «Üç Kemaller'den Yaşar Kemal...» «Kökü toprağımızın derinlerinde, dalları dünyaya açılmış bir edebiyat; yeni, gürbüz; sabrının sonuna gelmiş bir bekleyişin içindedir halkımız... Bu bekleyiş yansıyabilirse romana...»
Sayfa 179 - Literatür yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
«Hiç yazılmamış, söylenmemiş yanını dile getirmelisin yaşamın! Tarlada ekin biçiyorsunuz, sıcak bindiriyor, ayran yok, azık yok, öğleyin, kırların ortasında bir emekçi sofrası...»
Sayfa 177 - Literatür yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Ayı ini köylüler Balçık kasabalar Kel dağlar aştık. İşte biz o diyarı böyle dolaştık! Hasta öküzlerin Yaşlı gözlerinde Dinledik yaşlı tarlaların sesini. Gördük ki vermiyor Toprak artık altın başaklı nefesini Kara Sapanlara!
Sayfa 177 - Literatür yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat