NAMAZI KASTEN TERK EDENLERİN İSİMLERİNİN CEHENNEMİN KAPISI ÜZERİNE YAZILACAĞI *Ebû Sa'îd (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Her kim namazı kasten terk ederse, onun ismi cehennemin kapısı üzerine oraya girenlerden biri olarak yazılır.” (İbnü ‘Adiyy, el-Kâmil, 1/299; 'Abdülkadir el-Geylânî, el-Ğunye, 2/188; 'Ali el-Müttakî, Kenzü'l-'ummâl, rakam: 19090, 7/325) Namaz Kılmayanların İki Cihanda Başlarına Gelecek Belalar
Cihadın her türlüsü bizim iyiliğimiz içindir.
Yukarıda zikrettiğimiz âyet ve hadisleri birlikte değerlendirdiğimiz-de; cihâdı; iman edip sâlih ameller işlemek, hak dinde sebat etmek, kötü-lüklerden ve haramlardan geri dur-mak, İslâm'ı öğrenmek ve öğretmek, İslâm'ın bilinmesi, tanınması, yücel-mesi, emir ve yasaklarına uyulması için çalışmak, müslümanları her türlü tehlike ve saldırılara karşı savunmak, fitne ve fesadı önlemek, güven ve huzuru sağlamak ve benzeri şekilde İslâm toplumunun yararına olan kişi-sel ve kurumsal bazda sözlü, yazılı, görsel, bilimsel ve ekonomik olarak yapılan her türlü çabayı göstermek; Allah rızasına yönelik her türlü gayret; gerektiğinde düşmanla canı ve malı ile savaşmak ve savaş araç gereci hazırla-mak ve hazırlanmasına katkı sağlamak şeklinde anlayabiliriz. Buna göre cihâdı, üç kısma ayırmak mümkündür: a) İslâm'ı anlatarak ve bizzat yaşa-yarak tebliğ etmek; düşmanlar tarafın-dan saldırı yapıldığında ve savaş açıldı-ğında gerekeni yapmak (Buhārī, Rikâk, 34, VII, 188; Cihâd, 2, III, 201) b) Allah'a itaat konusunda sabırlı ve kararlı olmak, nefisle mücadele etmek, c) Şeytanın hile ve tuzaklarına karşı koymak (bk. Bakara, 2/ 44, 285; Al-i İmrån, 3/173; Maide, 5/67; Yûsuf, 12/108; Nahl, 16/ 125; Ankebût, 29/46; Sebe', 34/46) (Ι.Κ.
Hayata Dair
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
📌 *Diyet & Perhizin En Latifi: Risale-i Nur'da Bilmana Mide Sarayında Hikmet Diyeti...* 1. İktisat, nimetlerin mukabilinde manevi bir şükür ve Rahmet-i İlahiyeye karşı bir hürmettir. 2. İsraf ise şükre zıttır ve nimetlere karşı hasaretli bir istihfaftır. 3. İktisat, İlahî rahmete karşı bir hürmet ve kat'î bir surette sebeb-i berekettir. 4. Bedene perhiz gibi bir medar-ı sıhhat olan iktisat, insanı manevî dilencilik zilletinden kurtarır. 5. Fâtır-ı Hakîm, insanın vücudunu mükemmel bir saray ve muntazam bir şehir suretinde yaratmıştır. 6. Ağızdaki kuvve-i zaika, bu vücud sarayının bir kapıcısı hükmündedir. 7. A'sab ve damarlar, kuvve-i zaika ile merkez-i vücud olan mide arasında bir telefon teli gibidir. 8. Mide, cesedin idaresi noktasında bir efendi ve bir hâkim konumundadır. 9. Vücud sarayına gelen hediyenin yüz derece kıymeti varsa, kapıcıya bahşiş olarak ancak beş derecesi verilmeli, fazlası verilmemelidir. 10. Kapıcıya gereğinden fazla bahşiş vermek, onun gururlanıp baştan çıkmasına ve vazifesini unutmasına yol açar. 11. Kapıcı olan dile aşırı lezzet verilirse, o dile fazla bahşiş veren "ihtilâlcileri" mide sarayına sokmaya başlar. 12. Bir lokma peynir ile bir lokma baklava arasında, boğazdan geçtikten sonra cesedi besleme noktasında fark yoktur. 13. Yarım dakikalık bir lezzet farkı için israfa girmek, akıl dışı bir harekettir. 14. Kapıcıyı baştan çıkarmak, midenin nizamını bozar ve vücutta manevi bir yangın çıkarır.
#Ayet: Birbirinizin mallarını haksız yollarla yemeyin Bakara 188 #Ayet: Kim zerre kadar hayır yaparsa onu görür, kim zerre kadar kötülük yaparsa onu görür. Zilzal 7-8 #Hadis: Kimin üzerinde kardeşine ait bir hak varsa, altın ve dirhemin bulunmadığı gün gelmeden önce onunla helalleşsin. #Özet: İnsanlara zarar vermemek,Adil olmak, Hakkı sahibine vermek, Kırdıysan gönül almak..
MADEM KUR'AN YETİYOR! BUYUR HADİ CEVAP VER?
Ebubekir Sifil'in özellikle Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk'ü hedefe koyarak yazdığı, — "Modern İslâm Düşüncesinin Tenkidi" kitabını yıllar önce (2001) okumuştum. Kitabından ajandama notlar da almıştım. Hakkını yemeyelim, çok güzel tespitleri de var kitabında. Konu uzayacak ama hadi bir örnek vereyim: 👉 İslâm’ın “Ekber-i Kebâir” (Büyük günahların en büyüğü) olarak nitelediği üç temel fiil vardır: ​Şirk ​Haksız yere insan canına kıymak. ​Zina ​Furkan 68'de ifadesini bulan bu üç büyük tehlikeli fiilin her biri, aynı zamanda insanın yaratılıştan getirdiği üç ayrı kuvvete de işaret etmektedir. Bunlar: Akıl, Öfke Şehvet. İnsana insan olma vasfını veren de bu üç unsurdur. ​Ontolojik olarak insandan başka hiçbir canlı, bu üç unsurun birleşiminden meydana gelmemiştir. İnsan, yaratılışından getirdiği bu üç kuvveti yerli yerinde kullanmaktan uzaklaştığı anda kendisini tehlikenin, yani "Ekber-i Kebâir" sınırında bulur: — ​Aklını fonksiyonel olarak işletmeyip fesada verdiği zaman şirke, — ​Öfke ve gazap gücünü fonksiyonel olarak işletmeyip fesada verdiği zaman öldürmeye, — ​Şehvet gücünü fonksiyonel olarak kullanmayıp fesada verdiği zaman da zinaya gider...
Resûlullah efendimiz şöyle buyurdu; Biriniz bir iş yapmayı arzu ettiği zaman, iki rekât namaz kılsın, sonra şu duâyı okusun: "Allah’ım! Senin ilminle senden hayır diliyorum. Senin kudretinle senden güç istiyorum. Senin o büyük lütfunu talep ediyorum. Çünkü senin her şeye gücün yeter, benim ise yetmez; sen her şeyi bilirsin, ben ise bilmem. Sen gizli olan her şeyi en iyi bilensin. Allah’ım! Eğer bu iş (niyet ettiğin mesele) benim dinim, dünyam ve ahiretim için hayırlı ise, onu bana takdir et, yapmamı kolaylaştır ve sonra o işi benim için bereketli kıl. Eğer bu iş (niyet ettiğin mesele) benim dinim, dünyam ve ahiretim için zararlı ise; onu benden, beni de ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu bana takdir et, sonra da beni o hayırla hoşnut eyle!" — Buhârî, Deavât, 48; Tevhîd, 10; Teheccüd, 25. — Tirmizî, Vitir, 18. — İbn Mâce, İkāmetü’s-salât, 188.
1000Kitap