3/10
·196 syf.··
2026 27. kitabı
Kitabı begenemedim maalesef. Konusu bir gün bir müzenin sahibi ölüyor ve Sherlock lüpen ve ırena katili bulmaya çalışıyorlar. 190 sayfaydı kısaydı da ama yine de okurken akmıyordu. Elime alasım gelmiyor ve aldığımda ise dikkatim dağınık okuyordum. 3 günde bitirdim ama beğenemedim. Birde kışın okunması gereken bir kitapmış. Kitapta Noel vs var.
Duygu ve Düşünce
Sherlock, Lüpen ve Ben 8 - Parktaki SfenksIrene Adler · Doğan Egmont Yayıncılık · 201749 okunma
İlk inceleme 06.06. 2026
7/10
·400 syf.·
2026 36. kitabı
Hayatınızda hiç tavşanın gözünden kitap okudunuz mu? Hayır, hayır masal kitaplarından bahsetmiyorum, bilim kurgu türünde bir kitap okudunuz mu? Bu soruya benim şahsi cevabım bu kitaptan önce hiç okumadım olurdu. O yüzden bu kitap çıktığı an dedim ki benim mutlaka bu kitabı okumam lazım. Ha birde kitabın ismi Denek-Zamanın gömdükleri yaa hayvanların nasıl denek yapıldığını, hangi alanda nasıl yardımcı olduklarını aşırı merak ediyordum. Şimdi size gayet açık olacağım, bu kitabı sevdim mi yoksa sevmedim mi, beklentilerim nelerdi, kaç puan verdim, size önerir miyim yoksa önermez miyim hepsini konuşacağım. Ve birde hiçbir yerde kitabın konusundan bahsedilmemiş şu zamana kadar, zaten şu uygulamada da ilk ben bu kitap hakkında alıntı, inceleme yazmış oluyorum o yüzden hiçbir spoi yemeden tamamen konudan habersiz bir şekilde okudum bu kitabı. Spoilersiz anlatıcağım ki okumak isteyip istememenize karar vere bilesiniz. Konusu Arkadaşlar kitapta geçen güncel tarih 2022 yılı. Ama ilk başlarda 13 yıl önce aslında bu hikayenin, ya da bu tutsaklığın mı demeliyim bilmiyorum, ona siz karar verirsiniz başladığı zamanı okuyoruz. İki tavşan orman yolunda yaralı bir şekilde bekliyorlar ki bir araba duracak ve onlara yardım edecekler, keşke beklemeseydiler demek isterdim ama neyse. Evet, bekledikleri gibi bir araba orman yolunda duruyor ve yaralı tavşanları hastaneye değil, bir laboratuvara götürüyorlar. Bu tavşaların eş olduklarını ve 5 çocuklarının olduğunu isimleri ve yaşlarıyla beraber öğreniyoruz. Ve bu tavşanlar sıradan bir tavşanlar değil, türünün nadir örneği Alto tavşanlardır. Laboratuvarun zalim CEO-su Nora Wett bu anne, baba olan tavşanları öldürüyor ve ormanda 5 çocuğundan ikisini sağ olarak buluyor ve laboratuvarına denek olarak kullanmağa alıyor ve böylece 13
Denek: Zamanın GömdükleriD. Beray Özcan · Ephesus Yayınları · 20261 okunma
Reklam
En sevdiğim yazardan bir kitap daha
10/10
·188 syf.··
2026 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 00:13
Agatha'nın her zamanki muhteşem kitaplarından birini daha okudum. Not alarak ve katili bulmaya çalışarak okusam da bulamadım ve sonunda da epeyce şaşırdım. Kaleminin akıcılığıyla, duruluğuyla, her sayfada ağzımı açık bırakışıyla bu yazara bayılıyorum. Poirot bu kitapta ekstra bir karizmatikti. Karakterlere de çok ısınmıştım. Tek oturuşta 190 sayfa nasıl geçti anlamadım. Uçakta bir kadının ölümü ile başlıyor kitap. Herkes kadin arı soktuğu için öldü sanarken. Poirot birden çıkıp hayır kadin zehirlenmiş diyor ve işler baya karmaşık bir hal alıyor. Okumakı ve çözmeye çalışmak aşırı zevkliydi. Eğer Agatha Christie okumaya başlamak isterseniz bu kitapla baslayabilirsiniz. Bunu 20 küsür Agatha kitabı okumuş biri olarak söylüyorum. Özetle çok çok güzel bir kitaptı her sayfasından zevk aldım.
Ölüm Diken ÜstündeAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20203,049 okunma
Sardunyalar Güneşe Bayılır
9/10
·112 syf.··
2026 12. kitabı
instagram.com/reel/DYsJcbeAAp... Başak Arslan’ın ilk öykü kitabı Sardunyalar Güneşe Bayılır, Sel Yayıncılık etiketiyle Ocak 2025'te yayımlandı. Arslan, bu ilk eseriyle Darüşşafaka Cemiyeti, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları ve Türkiye İş Bankası iş birliğiyle düzenlenen 72. Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandı. Kitabın 190 eser arasından seçilerek bu ödüle layık görülmesi, üzerinde durulması gereken bir başarıdır. ​1979’da Ankara’da doğan Arslan, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi mezunu. İstanbul’da yaşıyor ve Türkçe öğretmenliği yapıyor. Kaleme aldığı metinler daha önce Notos, Trendeki Yabancı, Öykü Gazetesi, Lacivert, Parşömen, Masa, Altzine, Oggito, Sin Edebiyat, Öykülem, Kitap Eki, Koza, Çıvgın gibi çeşitli dergilerde okurla buluştu. ​110 sayfalık bu eserde on dört öykü yer alıyor. Yazar, öykülerinde birinci şahıs anlatıcıyı tercih ederek samimi, etkileyici ve içten gelen doğrudan bir aktarımı okuyucuya ulaştırıyor. Sade bir dile sahip olan Arslan, kısa cümleler kuruyor ve karakter analizlerini uzun uzadıya yapmaktan kaçınıyor. Bununla birlikte anlatılardaki duygu yoğunluğu o kadar fazla ki kitap bittiğinde zihninizde kendi aforizmanız şekilleniyor. Yazar, “Ey okuyucu, ben satırlara hazır aforizmalar serpiştirmedim ama sen metni bitirince kendi çıkarımını yap” demek istiyor sanki.​ Öykülerde, aile içinde yaşanan ya da yaşanamayan ilişkilerin izdüşümleri, karakterler üzerinden bugüne taşınıyor. Konuşulanlar ile konuşulamayanların oluşturduğu atmosferde okur, hüzün ve tebessüm salıncağında bir o yana bir bu yana sallanıyor. Duygular o kadar yalın ve az sözcüklerle veriliyor ki bu durum, okuyucuya geniş bir anlam alanı açarak onu metnin içine çekiyor. Metafor veya alegori gibi dolaylı yollara başvurmayan yazar, gizem ve
İnadınaEdebiyat
Sardunyalar Güneşe BayılırBaşak Arslan · Sel Yayınları · 202543 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2022 46. kitabı
Aylak Adam, Yusuf Atılgan’ın 1959’da yayımlanan ilk romanıdır ve Türk edebiyatında modernizmin önemli kilometre taşlarından biridir. Yunus Nadi Roman Ödülü’nde ikincilik kazanmıştır. Roman, dört mevsim (“Kış”, “İlkyaz”, “Yaz”, “Güz”) başlığı altında örgütlenir ve başkarakter C.’nin bir yılını kapsar. Başkarakter C., 28 yaşlarında, babasından kalan emlak kiralarıyla geçinen, çalışmayan, “aylak” bir İstanbul erkeğidir. Annesini küçük yaşta kaybetmiş, teyzesinin yanında büyümüştür. Toplumun sıradan yaşam biçimlerine (evlilik, düzenli iş, konformist ilişkiler) uyum sağlayamaz; sürekli bir arayış içindedir. Bu arayış özellikle “gerçek sevgi” ve ideal kadın üzerinedir. Pastanede gördüğü Güler’le ilişki kurar, yazın eski sevgilisi Ayşe’yle yeniden bir araya gelir. Ancak hiçbir ilişki onu tatmin etmez. C., İstanbul sokaklarında, sinemalarda, kahvelerde, arkadaşlarının (örneğin ressam Sadık’ın atölyesinde) arasında dolaşır, gözlemler yapar, düşünür ve sürekli bir yabancılaşma yaşar. Roman, onun iç dünyasını bilinç akışı, iç monolog, geriye dönüş gibi tekniklerle derinlemesine yansıtır. Ana Temalar Yabancılaşma ve Yalnızlık: C., kalabalık İstanbul’da (özellikle Beyoğlu, Taksim, Nişantaşı civarı) en yalnız insandır. Modern kent hayatı, bireyi kendine ve topluma yabancılaştırır. C. flâneur (aylak gezinen) tipinin tipik örneğidir; yürümek, gözlemlemek onun varoluş biçimidir. Gerçek Sevgi Arayışı ve Cinsellik: C., annesinin kaybından kaynaklanan sevgi eksikliğini kadınlarda arar. İdealize ettiği kadın imgesine (teyze figürüyle bağlantılı) hiçbir gerçek kişi uymaz. İlişkileri kıskançlık, bıkkınlık veya monotonlukla biter. Aşk, tek tutamak olarak görülür ama ulaşılamaz kalır. Baba-Oğul Çatışması ve Psikanalitik Boyut: Babasının kumar düşkünü, otoriter figürü ve annenin yokluğu,
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971,1bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 26. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 15:11
Dedektif Aurelio Zen, bombalı saldırıdan kurtulmuş, Toskana sahilinde sahte bir isimle gizleniyor. Mafya davasında tanıklık yapacak ama etrafındakiler birer birer ölünce işler karışıyor. Tatil beldesinin sakin atmosferi, yerini tehdide bırakıyor. Dibdin ile ilk tanışmam bu kitapla oldu. Sürükleyici bir polisiye. İlk 190 sayfada aksiyon var ama adrenalin düşük; son 70 sayfada işler kızışıyor ve kitap elinizden bırakamıyorsunuz. Zen'in tatil ortamında çaresizliği, sıradan bir dedektif hikâyesinden fazlası. Karakterin kırılgan ama inatçı duruşu, sayfaları çevirirken içinize işliyor. 264 sayfa — bir-iki akşamda biter. Seriyi bilmiyorsanız da sorun değil, yazar geçmişi yeterince aktarıyor. Yine de ilk kitaplardan başlamak daha iyi olabilir. Final biraz aceleye gelmiş. Beklenti yükseliyor ama iniş kısa. Yine de sağlam bir polisiye, sıcak bir yaz akşamında elinize alıp okuyacağınız türden. Puan: 8/10
Ve Sonra ÖlürsünMichael Dibdin · Alfa Yayınları · 20262 okunma
Reklam
Reklam