Çetin Altan'ın siz Nobel'i aldığınızda yazdığı bir yazı var, onu hiç unutmuyorum: "Bayrakların direklerini ne kadar yükseltir­ seniz yükseltin, bayraklar o ülkeden ilk kez Nobel almış yazar kadar görünemiyor dünyadan." demişti. Sizin pek çok kitabınız dünyanın pek çok diline çevrildi. Şimdi de bu Masumiyet Müzesi dizisi 190 ülkede yayınlanıyor. Çok da tanıtım yapıldı. Masumi­ yet Müzesi dizisi reklam panosu Nişantaşı meydanına hakimdi. Rahmetli Çetin Altan'ı saygıyla anıyorum. Onu söylediği zaman Çetin Altan, Türk askeri garnizon ve bölgelerinde çok yüksek di­reklere büyük bayraklar asma modası vardı, Çetin Altan, zekasını göstererek "edebiyat da bir bayraktır" demeye getiriyor. Benim babam yaşında olan Çetin Altan'ın, Yaşar Kemal'in ve Aziz Nesin'in dostluğunu kazanmış olmaktan gurur duyarım.
Sayfa 337 - YKY yayınları 2026
Anı-Mektup-Günlük-Edebiyat
S.F.I.O.'nun "Section Française de l'Internationale Socialiste" in kısaltması olduğunu hatırlıyorum. 190 Sim Copans'nın caz programlarını hatırlıyorum. 191 "Cow-boy"un "sığır çobanı” anlamına geldiğini öğrendiğimde ne kadar şaşırdığımı hatırlıyorum. 192 Bisikletçi Louis Caput'yü hatırlıyorum. 193 Robespierre'in, sonradan albaylığa terfi eden jandarma eri Merda tarafından çenesinin kırıldığını hatırlıyorum. 194 "C'est assez, dit la baleine, j'ai le dos fin, je me önbellek à l'eau" ve "Racine boit l'eau de la fontaine Molière"yi görebiliyorum.
Sayfa 50·Kitabı okudu
Hayata Dair
Reklam
Roma'da bir kimsenin rüştünü kazanma yaşı 25'ti. Bu uygulama, İÖ 190 yılı dolaylarında çıkarılan Lex plaetoria adlı yasal bir düzenlemeyle yürürlüğe girdi. Roma toplumunda yirmi beş yaşını doldurmamış olanlara 'küçükler' denilmekteydi. Küçüklerin, hukuki ehliyet bakımından ergenliğe erişip erişmediklerine bakılıyordu. Bunun ikiye ayrıldığını görüyoruz: 1) Ergenliğe erişmemiş küçükler, 2) Ergenliğe ulaşmış küçükler. Roma'da fizyolojik olgunluğa erişme yaşı kızlarda 12, erkeklerde ise 14 olarak saptanmıştır. Bu görüşün yasayla belirlenmesi imparator Justinianus zamanında olmuştur. Roma'da, 0-7 yaş arasında çocuğun kendisini ifade etmekten yoksun olduğu kabul ediliyordu.
Sayfa 109
Toplum
A'RÂF SÛRESİ
189. O (Allah), O'dur ki, sizi bir tek "nefis"ten/bir tek kişiden yarattı, eşini de ondan yaptı ki gönlü buna ısınsın. Bunun üzerine ne zaman ki bunu kucaklayıp sardı, bu da hafifçe bir yüke hâmile oldu. Bir müddet bununla geçti, derken ağırlaştı. O zaman ikisi bir, kendilerini yetiştiren Allah'a şöyle dua ettiler: "Bize salih bir çocuk ihsan edersen, yemin ederiz ki kesinlikle şükreden kullarından oluruz." 190. Fakat Allah kendilerine salih bir çocuk verince, erkeği dişisi, tuttular Allah'ın kendilerine verdiği çocuk konusunda O'na birtakım ortaklar koşmaya başladılar. Allah ise onların koştukları ortaklıktan yücedir.
Âyet-i Kerime meali
Bakara Sûresi 2
لَيْسَ الْبِرَّ اَنْ تُوَلُّوا وُجُوهَكُمْ قِبَلَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ وَلٰكِنَّ الْبِرَّ مَنْ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَالْمَلٰٓئِكَةِ وَالْكِتَابِ وَالنَّبِيّ۪نَۚ وَاٰتَى الْمَالَ عَلٰى حُبِّه۪ ذَوِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينَ وَابْنَ السَّب۪يلِ وَالسَّٓائِل۪ينَ وَفِي الرِّقَابِۚ وَاَقَامَ الصَّلٰوةَ وَاٰتَى الزَّكٰوةَۚ وَالْمُوفُونَ بِعَهْدِهِمْ اِذَا عَاهَدُواۚ وَالصَّابِر۪ينَ فِي الْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ وَح۪ينَ الْبَأْسِۜ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ صَدَقُواۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُتَّقُونَ Yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz iyilik değildir. Asıl iyilik, o(kimsenin iyiliği)dir ki, Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere inandı; sevdiği malını yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilencilere ve boyunduruk altında bulunan(köle ve esir)lere verdi; namazı kıldı, zekatı verdi. Andlaşma yaptıkları zaman andlaşmalarını yerine getirenler; sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabredenler, işte doğru olanlar onlardır, (Allah’ın azabından) korunanlar da onlardır. Bakara 177 يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ Ey inananlar, sizden öncekilere yazıldığı gibi (günahlardan) korunmanız için sizin üzerinize de oruç yazıldı; 183 اَيَّاماً مَعْدُودَاتٍۜ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يضاً اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ وَعَلَى الَّذ۪ينَ يُط۪يقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْك۪ينٍۜ فَمَنْ تَطَوَّعَ خَيْراً فَهُوَ خَيْرٌ لَهُۜ وَاَنْ تَصُومُوا خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ Sayılı günler olarak. Sizden kim hasta veya seferde olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutar). Oruca (güç) dayananların fidye vermesi, bir yoksulu doyurması lazımdır. Bununla beraber gönül isteğiyle kim
190. Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın. Sakın aşırı gitmeyin, çünkü Allah aşırıları sevmez. 191. Onları yakaladığınız yerde öldürün. Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Haram'da onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün. İşte kafirlerin cezası böyledir. 192. Eğer onlar (savaştan) vazgeçerlerse Allah Gaför ve Rahim'dir. 193. Fitne tamamen yok edilinceye ve din de yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın. Şayet vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur. 194. Haram ay haram aya karşılıktır. Hürmetler (dokunulmazlıklar) karşılıklıdır. Kim size saldırırsa siz de ona misilleme olacak kadar saldırın. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah müttakilerle beraberdir. Bakara suresi
Sayfa 224 - Ensar vakfı yayınları (kitap)
Alıntı
Reklam
Reklam