Tam da bu yüzden isyanın ana aktörleri köylülerdir. köylülerin ( yahudi göçmenler ve kolonileri ile sürtüşmeleri ve çatışmaları 1890'lardan itibaren başlar .) Kırsalda patlak veren isyan, daha sonra şehirlere yayılır. İsyancılar lidersizdir; tabandan yükselen ve Filistin liderliğini peşinden sürükleyen bir hareket söz konusudur. 1936 Nisan’ında genel grev ve protestolarla başlayan İsyan, zamanla manda topraklarının her yerine yayılırken grev ve boykot başarılı olur. İngilizlerin Arap Devletlerini devreye sokarak genel grevin bitirilmesini sağladıktan sonra bölgeye gönderdiği Peel Araştırma Komisyonu’nun Filistin mandasındaki problemin temel kaynağı olarak İngiliz sömürgeciliğini görmesi ve bunun yerine iki devletli çözüm planını ortaya atması üzerine isyan yeniden patlak verir.Ilımlılığın ve uzlaşmanın işe yaramadı artık görüldüğünden, Eylül 1937'de sürekli silahlı isyana ve halk savaşına evrilir. İngiliz manda yönetiminin kışlalarına, ulaşım ve iletişim alanına sabotajlar, askerlerine saldırılar düzenlenir; keza Yahudilere ve yerleşimlerine de . 1938'de bir ara İngilizler ülkede kontrolü kaybeder. Filistinliler kendi hükümetlerini kurar, vergi toplamaya başlar, mahkemelerini kurup yargılama yaparlar. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 15-16-17 Dipnot)
İsyan boyunca silahlı mücadele yürüten Filistinlilerin sayısı 5000 ile 15.000 arasında değişir; karanlıkları ve motivasyonları çok yüksek olmakla birlikte örgütlenme kapasiteleri düşük, askeri eğitimleri yok denecek kadar azdır, direniş araçları da çok basittir.( 1. Dünya Savaşı'ndan kalma eski tüfekler ) Ancak İngiltere, 1938'de bölgeye 20.000 asker yollar; zırhlı birliklerin ve hava gücünün de devreye sokulmasıyla isyan, 1939'da şiddetle bastırılır. Yine 1937'de yürürlüğe giren olağanüstü hal altında askeri mahkemeler kurulur, hızlı ve gelişigüzel yargılamalarla toplamda 112 Filistinli ve bir yahudi idam edilir. İngilizler toplu cezalandırma metodunu benimsemiştir. Binlerce Filistinli tutuklanır, para cezalarına çarptırılır, geçim kaynaklarını el konur, dilenişçilerin çıktığı ve saklandığı köylerdeki evler havaya uçurulur, köylüler göçe zorlanır. Bazen cezalandırılan köyler veya kişiler tamamen suçsuz çıkar. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 15-16-17 Dipnot)
O gün, yeni Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün millete yayınladığı beyanname şöyle bitiyordu: "Devletimizin banisi, milletimizin fedakar, sadık hadimi, ... eşsiz kahraman Atatürk, vatan sana minnettardır."
Hepimiz kötü şeyler düşünürüz, ama pek seyrek kötülük yapabiliriz. Hepimiz iyi şeyler yapabiliriz, ama iyi şeyler düşünebilenlerimiz pek azdır. (bkz. 20 Haziran 1938)
Başkalarının bizim hakkımızda ne düşünecekleri kaygısı kendi vicdanımızdan daha güçlüdür. Suçu başkasına yükleme olanağı bulamadığı sürece, bilmeyerek bile olsa kötü bir şey yapacak yerde içindeki kötülüğün sesine uymayı kim seçmez?
Sayfa 161 - Can Yayınları, Haziran 2021·Kitabı okudu