Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 14:05
Distopyaların atası sayılan,1984 ve Cesur Yeni Dünya’ya ilham veren Yevgeni Zamyatin’in Biz romanı... Okurken zaman zaman çok zorlandım ve sıkıldım.Eğer Cesur Yeni Dünya gibi akıcı,canlı bir dünya tasviri bekliyorsanız benim gibi biraz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.Yazar bizi dışarıdan izlediğimiz hareketli bir evrene değil,ana karakter D-503’ün boğucu günlüğüne hapsediyor.Karakterin sürekli kendi içine dönen iç sesi ve sayıklamaları arasında bazen gerçekten daraldım.Tasvirler o kadar azdı ki atmosferi gözümde canlandırmakta zorlandım. İnsanların isim yerine numaralardan ibaret olduğu, herkesin robot gibi yaşadığı camdan bir dünya burası. En tepede de "Velinimet" adında mutlak bir lider var. Devletin iddiası ise net: "Son devrimi yaptık,kusursuz düzeni kurduk."İşte tam bu noktada,kitabın alıntısı her şeyi özetliyor:"Bana son sayıyı söyleyebilir misin? Sayıların sonu yoktur.O halde nasıl son bir devrimden bahsedebilirsin?" Fakat bana göre kitabın asıl anlatmak istediği her şey, bütün o felsefe tamamen Sonsözde gizliydi. Yazar her şeyin sabitlendiği bir sistemin artık canlı olmadığını, öldüğünü söylüyor.Düzen ve güvenlik uğruna duygulardan, hayal gücünden vazgeçersek (kitaptaki o korkunç Büyük Ameliyat gibi) robottan farkımız kalmaz. İnsanı insan yapan şey hataları ve içindeki o öngörülemeyen enerjidir.Kitabın bütün ağırlığı o son sözde toplanmıştı sanki. Bir de düşünmeden edemiyorum; bu distopya ve bilim kurgu yazarlarına gerçekten ayrı bir saygım var. Müthiş bir öngörüleri var! Zamyatin bu kitabı 1920 yılında yazdı.Ama yüz yıl öncesinden bugünün şeffaf,her şeyin ortada olduğu dünyasını, insanların birer dataya ve numaraya dönüşeceğini resmen bilmiş.Geleceği bu kadar isabetli tahmin edebilmeleri gerçekten inanılmaz.(Bu konuda kafamda farklı teoriler var hiç o
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · İthaki Yayınları · 202111,9bin okunma
Özgürlüğün, zincirlerini farkedene kadar…
9/10
·352 syf.··
2026 169. kitabı
George Orwell’in 1984’ü üzerine konuşurken çoğu insanın aklına baskıcı bir devlet, yasaklar ve Büyük Birader gelir. Benim aklımda kalan ise başka bir soru oldu: Özgür müsün, emin misin? Bu kitapta insanlar zincire vurulmuyor. Daha korkuncu yapılıyor; neye inanacakları, neyi hatırlayacakları ve hatta ne hissedecekleri belirleniyor. Gerçek sürekli değiştiriliyor. Dün söylenen bugün inkâr ediliyor. İnsanlar gözleriyle gördüklerine değil, kendilerine söylenene inanıyor. Kitabı okurken ister istemez kendime şu soruyu sordum: Bir insanın özgürlüğü elinden alınmadan önce aklı mı elinden alınır? Winston’un mücadelesi sadece bir rejime karşı değildir. O, hafızasını korumaya çalışır. Çünkü hatırlayan insan sorgular. Sorgulayan insan ise tehlikelidir. Parti’nin asıl savaşı insanların bedenleriyle değil, zihinleriyledir. 1984’ü okurken en çok ürküten şey anlatılanların tamamen yabancı gelmemesidir. Kalabalıkların aynı şeyi düşünmesi, farklı seslerin susturulması, insanların gerçeği değil tekrar edilen sözü benimsemesi tanıdık duygular yaratıyor. Bu kitap bana baskının en tehlikeli hâlinin korkuyla değil, alışkanlıkla kurulduğunu düşündürdü. İnsan bir süre sonra zincirlerini fark etmezse özgür olduğunu sanabilir. 1984 bir distopya değil sadece. Aynı zamanda bir uyarı. Çünkü Orwell geleceği anlatmaktan çok insanın değişmeyen zaaflarını gösteriyor. Kitap bittiğinde aklımda kalan soru şu oldu: Gerçeği saklayan mı güçlüdür, yoksa gerçeği görüp yalnız kalmayı göze alan mı?
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·352 syf.··
2026 54. kitabı
Her yüzyılda geçerliliğini koruyacak fikirlerle dolu bir kitap. Okuyucuyu duygudan duyguya sürüklemesinin ötesinde, içinde bulunduğumuz yüzyıldaki köhne düzenin neden bu şekilde inşa edildiğini de sorgulatıyor. Herkesin okumasının gerektiğini düşündüğüm kitaplardan biridir.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
Özgürlüğün Anlamını Sorgulatan Bir Klasik
Puan vermedi
George Orwell'in 1984 romanı, yalnızca distopik bir kurgu değil, aynı zamanda özgürlük, gerçeklik ve bireysellik üzerine düşündüren güçlü bir eser. Sürekli gözetim altında yaşamanın, düşüncelerin bile kontrol edildiği bir düzenin insan psikolojisini nasıl etkilediğini etkileyici bir anlatımla aktarıyor. Akıcı dili ve sürükleyici kurgusu sayesinde sayfalar ilerledikçe kendinizi hikayenin içinde buluyorsunuz. Kitabı bitirdiğimde en çok hissettiğim şey, anlattığı dünyanın günümüzle kurduğu ürkütücü benzerlikler oldu. Okurken sadece karakterlerin yaşadıklarını değil, kendi yaşadığımız dünyayı da sorgulamaya başlıyorsunuz. Klasik olmayı sonuna kadar hak eden, herkesin en az bir kez okuması gerektiğini düşündüğüm, uzun süre etkisinden çıkılamayacak bir eser.
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
Son mektup
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 103. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 14:18
Bu kitap benim için sıradan bir roman değil; yazarın hayata bırakıp gittiği uzun ve sarsıcı bir mektup. Bir çocuğun tek başına ayakta kalmaya, dünyayı ve sevgisizliği kendi kendine anlamlandırmaya çalışmasını okurken, aslında satır aralarında yazarın o devasa içsel çöküntüsüne şahit oluyorsunuz. Hayata veda mektubu gibi kendi hayatından kesitler yaşadığı içsel çöküntüyü, bir çocuğun kendi başına yetebilme , kendi kendine bir çok şeyi öğrenip anlamlandırmaya çalışması, sevgisizliği ve yazarın sürekli ölüme gönderme yapması, cenazedeki tabutları incelemesi, hatta ölen küçük bir çocuğun kendi başına oyun oynamış olma düşüncesi, ve o çocuğun arkadaşının olmaması, en azından öleceksem yalnız ölmeyim , beni son yolculuğumda yalnız bırakmasınlar diye cenaze levazımatçısının kızına ilgi göstermeye çalışması...anlatmaya çalışırken bile kelimelerim yeterli gelmiyor. Yazarın sessiz çığlıklarını ancak sayfaları okurken hikâyenin içinde kaybolduğunuzda fark edebiliyorsunuz. Richard Brautigan'ın hayatı o derin yalnızlık hissiyle son bulmuş. 1984 yılında intihar ederek hayatına son vermiş ve bedeni ancak haftalar sonra, tek başına yaşadığı evde bulunmuş. Belli ki yazar gerçek hayatta da iliklerine kadar tam olarak bunları hissetti. Belki de kelimelere bu yüzden, bu kadar sıkı tutundu; *"Ne kadar çok okurum olursa, günün birinde o evde yalnız ölsem bile beni mutlaka hatırlarlar"* umuduyla... Yine boğazım düğümlenerek, çok hüzünlenerek okudum. O yapayalnız ruhu hatırlamak ve hatırlatmak için diğer kitaplarını da sırasıyla okuyacağım. Okuyacak olan okurlara şimdiden keyifli okumalar.. .
Alıntı
Yani Rüzgâr Her Şeyi Alıp GötürmeyecekRichard Brautigan · Epona Kitap · 2026198 okunma
Yüzeysellikte Boğulmak
3/10
·224 syf.··
2026 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 00:00
Cozy ve iyileştirici türdeki edebiyata yeni merak sardım ve gerçekten keyif alarak okuyorum. Eğer siz de benim gibiyseniz ve bir umutla bu kitabı almaya kalkıyorsanız 2 kere düşünün. Spoiler vermeden (gerçi neyin spoilerını vereceksem) özetlemek gerekirse; kitap, bir kütüphanecinin, hayata karşı motivasyonu kalmamış farklı yaş gruplarından insanlara kitap önerip hayatlarını(!) değiştirmesini konu alıyor. Ama yazar konuyu o kadar yüzeysel işlemiş ki yaptığı öneriler, hükümet eleştirisi yapan birine 1984 önermek gibi hissettiriyor :D Asla okunmaz demiyorum. Zamanın boldur bir günde çıtır çerez bitirirsin ama kafan doluysa ve rahatlamak istiyorsan yüzeysellikte boğulabileceğin sıkıcı bir kitap. İlla hitap edeni vardır fakat bana hitap etmedi.
1000Kitap
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,712 okunma