Son derece akıcı, bu noktada kesinlikle tercümanın yeteneği takdire şayan. Pek çok kişi gibi ben de bir çırpıda okudum. Konusu itibariyle "when life gives you tangerines" adlı kore dizisini sevenler bu kitabı da seveceklerdir. Başlarda kahkaha attıran satırlar varken ilerleyen sayfalarda gözyaşlarınızı tutamayabilirsiniz. Hayatın içinden demek isterdim ama değil, modern dönemde şehirde yaşayan insanlar olarak köyde yaşanan zorluklarını görüyorsunuz diyebilirim. Acının içindeki bağlar ve sevgi ise muhteşem.
Bendeki en büyük etkisi ise, artık sevdiklerime normal gözle bakamıyorum, hepsini daha bir cok seviyor ve önemsiyorum, kalp kırmamak daha önemli hale geldi. Çünkü ne zaman onları son kez görüşüm olduğunu asla bilemeyeceğimi bir kez daha hatırlattı.
Derler ki: "Bir felaketten kurtulunca ardından güzel günler gelir." İkinci devrede işlerin daha iyiye gideceğini söyledim Jiazhen'e. Dişiyle ipi keserken, bana baktı ve şöyle dedi: "Parada pulda gözüm yok! Her sene sana yeni bir çift ayakkabı dikebildiğim sürece mutlu olacağım."