İnsanlar, temel varoluş kaygılarını aşabilmek için, büyülü, gizemli ya da fantastik dünyalar yaratırlar. Bu hayali dünyalar/değerler, birçok insan için birer sığınak olur. Oysa sosyoloji, hayatın büyüsünü bozan bir bilim olmuştur.
Kendi kanunları ve özgürlükleri altında yaşamaya alışmış yeni devletler fethedildiğinde, onları tutabilmek için üç yol vardır: ilki, onu yok etmektir; ikincisi, bizzat oraya gidip yerleşmek; üçüncüsü, halktan sana dostluğunu sürdürecek olan birkaç kişiye yönetimi emanet ederek onları vergiye bağlamakla yetinip kendi kanunları altında yaşamalarına izin vermek.