Bu kitap bittiğinde içimde garip bir boşluk kaldı…
Sanki birini tanımış, anlamış ve sonra sessizce kaybetmiş gibi.
Daniel Keyes öyle bir hikâye kurmuş ki, sadece okumuyorsun; Charlie ile birlikte değişiyorsun.
Onun öğrenme sürecine sevinirken, bir şeylerin ters gideceğini hissedip içten içe üzülüyorsun.
En çok da şu vurdu beni:
Zekâ arttıkça yalnızlık da artabiliyor.
Bazı sayfalarda gülümsedim, bazı sayfalarda ise gerçekten boğazım düğümlendi.
Kitap ilerledikçe o masumiyetin yavaş yavaş kaybolmasını izlemek… kolay değildi.
Bu bir bilim kurgu hikâyesi gibi başlıyor ama aslında tamamen insan olmakla ilgili.
Bittiğinde uzun süre etkisinden çıkamadım.