Ne yapmalı? Bugüne kadar sürdürdüğüm gibi, çevremdeki kişilerin davranış ve tutumlarını bilinçsiz bir aldırmazlıkla benimseyerek bu renksiz, kokusuz varlıkla yetinmeli mi; yoksa, başkalarından farklı olan, başkalarının istediğinden çok farklı olan, köklü bir eylem isteyen gerçek bir insan gibi bu miskin varlığı kökten değiştirmeli mi? 
“Bilim insanlarının çalışmalarını araştıranların amacı doğruyu öğrenmekse,kendisini okuduğu her şeye düşman kılması ve ona her yönden saldırması gerekir. Önyargıya veya hoşgörüye düşmemek için de eleştirel incelemesini yaparken kendisinden şüphe etmelidir.”demiştir İbn Heysem.
Umutların yanı sıra şüpheler de kanat çırpıyordu yüreğinde; umudu, henüz tatmadığı bir sevgiye dairdi, şüpheleriyse,yaşamaya devam edemeyip bu yeni mutluluğun tadını çıkaramamaya dairdi; bu umut ve şüpheler göğüsünü ikiye bölüyordu sanki. 
… bugünün insana, insanı şekillendirme hususunda bütün zamanların insanından daha çok imkana sahiptir. Ama insanı nasıl şekillendirceği konusunda ondan daha az şey bilmektedir. Aynı durum “yaşam”içinde geçerlidir. İstediği şekilde bir yaşam sürdürebilir; ama “nasıl” yaşadığını bilemez, çünkü “niçin” yaşadığını bilmiyor.