.
Mehtap Güngör’ün Ukde adlı kitabı, psikoloji ve edebiyatın kesişiminde duran, terapi odasında yaşanan gerçek hikâyeleri öyküleştirerek okuyucuya sunan güçlü bir eserdir. Kitap, EMDR terapisi üzerinden üç farklı karakterin geçmiş travmalarını ve içlerinde bir düğüm gibi kalan “ukdelerini” ele alır; bu ukdelerin bireyin yetişkinlik hayatında nasıl panik ataklara, ilişki sorunlarına, şiddet döngülerine ve içsel huzursuzluklara dönüştüğünü gösterir. Eren Bey’in panik ataklarının çocuklukta yaşadığı korkulara dayandığını, Ekim Hanım’ın şiddet deneyimlerinin onda derin yaralar açtığını, Tuna Hanım’ın ilişki sorunlarının ise geçmişten gelen anılarla bağlantılı olduğunu öğreniriz. Terapide bu kişiler, bastırdıkları anılarla yüzleşir, onları kabullenir ve sonunda barışırlar. Kitap yalnızca danışanların hikâyelerini değil, aynı zamanda terapistin kendi ukdesini de paylaşır: babasına mesleğini tam olarak anlatamadan kaybetmiş olmanın bıraktığı boşluk. Böylece eser, hem danışanların hem de terapistin içsel yolculuğunu iç içe geçirerek daha insani bir boyut kazanır.
Eserin yapısı, vaka örnekleriyle terapinin işleyişini birleştiren bir anlatı üzerine kuruludur. Güngör, akademik bir dil yerine öyküleştirilmiş, samimi ve anlaşılır bir üslup kullanır; bu sayede okuyucu kendini terapi odasında bir gözlemci gibi hisseder. EMDR terapisi, travmatik anıların yeniden işlenmesi ve bireyin zihninde yarattığı yükten kurtulması üzerine kurulu bir yöntemdir; kitapta bu süreç, sorulan sorular, verilen yanıtlar ve terapistin yönlendirmeleriyle canlı bir şekilde aktarılır. Okuyucu, yalnızca terapi sürecini öğrenmekle kalmaz, aynı zamanda kendi hayatındaki ukdeleri fark etme fırsatı bulur.
Eleştirel açıdan değerlendirildiğinde, kitabın güçlü yanı psikolojiyi anlaşılır kılması ve EMDR gibi modern