Ruhumuzun içinde kar yağar
Anamızdan doğduğumuz geceden beri
Heybemizi emektar makinelere yükleriz
Fikirlerimizi tıfıl vinçlere
İri buğday tanelerinin trenleri yürüttüğünü bilmeyiz
Biz yangında koşuyu kaybeden atlarız
Biz kirli ve temiz çamaşırları
Aynı zaman aynı minval üzere katlarız
Biz koşu bittikten sonra da koşan atlarız
Çıktım artık yoldan, çekildim kutbuna
Dert olmaya dertsin ya Tanrı güzeli
Keyfimin kâhyası olmak derim buna
Seni gördüm göreli
Ne senden gayri var, ne sen gibi
Aşkıma mukayyet ol Yarabbi
Uzun uzun uzansam divana
Yazsam okusam, okusam yazsam
Biri devamlı çay verse bana
Kâh bir çocukluk etse de kızsam
Ve kalkıp affetsem kana kana
Yemyeşil gözler altında sızsam
Uzun uzun uzansam divana
Günler sargı sargı dolansa da yaraya
Derinden bir sızı ne geç bilir, ne bitim
Hasret bir köprü gibi yaslanır karaya
İki kuş ötüşler gönderir yetim yetim