Beniadem

Nur/42
وَلِلّٰهِ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۚ وَاِلَى اللّٰهِ الْمَص۪يرُ Göklerin ve yerin hâkimiyeti/egemenliği Allah’a aittir. Ve dönüş yalnızca Allah’adır.
Din
Reklam
Ben miyim o, gün geçtikçe biraz daha çoğalıp çekilmez olan yalnızlığına yürüyen adam? Yoksa etrafındakileri her gün biraz daha benden uzaklaştırmayı sürdüren kederin mi? Bilmiyorum…
Sayfa 30 - Timaş yayınevi
Alıntı
Fakat o, o diğer insanlar gibi değildi!. Bu insan sürüsüyle beraber gezinmek, bu insan sürüsüyle beraber otlamak, bu insan sürüsüyle beraber yaşamak, sanki, sanki bu insan sürüsüyle beraber tuvalete gitmek, bu insan sürüsüyle beraber def-i hacet yapmak gibi tiksinti veriyordu kendisine!. Bir insandı, fakat ne tuhaftır ki en çok insanlardan rahatsız oluyordu!. Belki de salt olarak insandan değil, insanların meydana getirdiği bu sürüden veya sürüleşen bu insanlardandı rahatsızlığı!. Kendisi ise özeldi, gerçekten özel bir insandı ve hep bu özelliği yaşamak istemişti. Fakat toplum denilen sürüye dahil olduğu zamanlar, bu özel kimliğini, bu özel yapısını yitirdiğini hissediyordu. Ne kadar özel olursa olsun, içine girdiği bu insan sürüsünden bir insan olarak görüyordu kendisini. Sürünün genel tanımı kendisine de yansıyor, kendisi de bu seviyesiz, kendisi de bu kalitesiz tanıma dahil oluyordu. Ama artık bitmişti. Sürüden de, bu sürüyü güden çobanlardan da uzaktı artık. Etrafına bakındı. Hiç kimse, evet hiç kimse yoktu burada. Dünyada yalnız kalmanın ve dünyayı yalnız yaşamanın verdiği rahatlıkla gerindi. Bir şey söylemeli miyim, bağırmalı mıyım, haykırmalı mıyım diye düşündü.
1000Kitap
Yol canlılıkla mukayyet Gitti deriz ölenler için Yalnız yaşayanların işidir yola çıkmak, yolu katetmek..
Alıntı
Mazot
Ağlamadan etimin iğneli beşiklerde bıraktığı izlere aldırmadan o mavi korularda ve dibektaşlarında bırakıp sözlerimin kalıntılarını açıkça konuşmak istiyorum. Besbelli ki leşler koruyor şehrin bedenlerini göğsünün kafesinde yalnızca pasak biliyorsun korkutulmuş bir kızın yüreğinden fışkıran beyaz güvercinleri sabahın köründe kalkan tirenlerdeki nefret hergün aynı kalafat yerine çekilmenin nefreti bunları bütün bunları biliyorsun dağlardan dönüyorsun o sağır yamaçlardan (…) çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin ki ölüm her yerde uyanıktır alestadır korkunun yardakçıları tez kızaran güllerden kendini sakın sevgiler ürkütsün seni, aşk ayrı- Aşktır diye geri geldin o çekiç seslerine bıraktın vazgeçilmez ırmakları gönlüne kar yağdırıyorsa çocuk sesleri yetsin dikkat et hiçbir şey ıslatmasın namluları.
Tiyo yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam