Sevgi basit bir şeydi. Doğru anda, doğru insanlar arasında filizlenip büyüydüğünde dünyanın en güzel şeyine dönüşüyordu. Birbirini seven iki insan bu dünyada asla yalnız kalmıyordu.
Ana karakterlerimizden olan Peri Koçer, Güneş Kolejinde öğrencidir. Peri Kızımız hiç arkadaşı olmayan, sürekli zorbalığa uğrayan, ve okulun gizemli ve yakışıklı çocuğu Yekta'ya platonik aşık olan çok tatlış bir karakterdir.
Kitap , kolejin mezuniyet partisinde işlenen bir cinayetle başlıyor. Cinayeti kimin ne zaman işlediği belirsizdir. Cesedi de Ekin, odasının balkonunda buluyor. Daha sonra hikaye mezuniyetten aylar öncesine dönerek devam ediyor.
Ekin ise okulumuzun diğer popüler ve yakışıklı çocuğu. Okulun sahibi Bade'ye aşık bu yüzden Peri'ye sahte sevgilicilik oynamayı teklif ediyor.
İlk kitapta Ekin'e çok fazla yer verilmese de benim favori karakterim oldu.
Genel olarak kitabı çok severek okuduğum söylenemez. Olayların çok hızlı gelişmesi, karakter arası diyalogların çok zayıf olması, sürekli ve gereksiz bir gizem havası yaratılmasına rağmen bir yere bağlanmaması.. Bunun gibi sebepler kitaba olan ilgimin hızla sönmesine neden oldu.
Son olarak Yekta karakterinin çok abartıldığını düşünüyorum. Düne kadar varlığından dahi haberi olmadığı kızın kendisine olan ilgisini farkedince bir anda aşık olması bana saçma geldi. Ki Peri'nin Yekta yerine Ekin'le olmasını daha çok isterdim.
Buna rağmen madem Yekta ile aşkını okuyacağız bu ilişkinin bir giriş gelişme kısmını da okusak fena olmazdı diye düşünüyorum.
Bu yüzden Yekta karakteri bana geçmedi. Samimi bulmadım. Sürekli ortadan kaybolmasına rağmen hiçbir açıklama yapmaması ve gizemli gizemli konuşmalar yaparak havalı olduğunu düşünmesi bana itici geldi.
İkinci kitabı okur muyum bilmiyorum. Devamını merak edeceğim kadar ilginç bulmadım. Fakat okursam da Ekin için okurum gibime geliyor dkdkd