Bölünmüş bir dünyada, sağduyulu kalmaya çalışan ve herhangi bir takıma girmeyen adama duyulan kuşku, sonunda o insanın çarmıha gerilmesiyle sonuçlanıyordu.
Bizim buralardan bir köylü demiş ki:
"Şu akılsız Fransa kralı biraz işini bilseydi; pekâlâ bizim beyin kâhyası olabilirdi".
Yani adamın hayal gücü kendi efendisinin üstünde bir büyüklük tasarlayamıyor.
Bir işçinin tuvalete gitmesini, karısıyla yatmasını düşünmek olağan gelir de bize, gösterişli ve bilginliğiyle saygınlık kazanmış bir koca başbakanı o durumlarda düşünmeyi yadırgarız.
O yüksek tahtlarda oturanlar yaşayacak kadar alçalamazlar gibi gelir bize.