Üzüntü şeytandandır. Hele hele kronik üzüntüler. Mümkünse böyle bir psikolojiye girmemek, girmişsek hemen oradan çıkmak lazım.
Efendimiz’in (sallallahu aleyhi vesselam); “Allah’ım geçmiş için üzülmekten, gelecek için kaygılanmaktan Sana sığınıyorum.” dediğini unutmayalım.
Aslında nimetlerin eksikliğini düşünmemizin temelinde, alıştığımız nimetlerin gözümüzde önemsizleşmesi vardır. Mesela yürüyebiliyoruz, “Ne var bunda, yürüyebildiğimiz için de mi şükredeceğiz?” diyoruz.Sıradan bir şey, kalkarsın ve yürürsün. Özel çocukları olan annelerin yıllar süren tedavilerden ne umduklarını soranınız oldu mu hiç?