Ve askeri raporlar "cephede yeni bir şey yok " dese bile her yer sessizleştiğinde, yalnızca bir istihbarat görevlisi nefesini tutarak, düşman mevzilerine doğru süründüğünde, yine savaş tarihi yazılmaktadır. - Arkadi Vasilyev, Saat On Üç'te Sayın Generalim.
Pompeius, en parlak döneminde bile hazırcevap veya ilham verici olmak- tan ziyade katı, mantıklı ve dikkatli bir adamdı. Çok çalışmış, iyi bir talim- den geçirdiği adamlarının dertleriyle ilgilenmiş ve hep açık ve net emirler vermiştir. Adamlarının sadakatini süslü sözler veya tumturaklı nutuklarla değil, liderlik yeteneğini kanıtlayarak ve arada bir verdiği vaatlerle kazanmıştı. O bir hatip değildi, Cato veya Caesar'ın sahip olduğu türden kelimelerle esinleme yeteneği onda yoktu. Bu durumun hafif bir yansımasını, askerlerine Epir'de verdiği bir söylevde yakalayabiliyoruz: 'Sizin adınıza ve sizin ya- ninizda mücadeleyi bırakmadım ve bırakmayacağım. Bir komutan ve asker olarak kendimi size sunarım' (App. BC 2.51). Bu, arzu ettiği moral yükseltme ve disiplini iyileştirme etkilerini sağlayan, hesaplı bir adam kullanma ör- neğiydi - ki her iki konuda da daha fazla gelişmeye alan bulunduğu şupne götürmezdir. Cesurca konuşmalarla adamlarını ateşleyecek mahareti olmasa da er meydanında kendisini takip ettirecek motivasyonu sağlamak ve özgü- morale nasıl etki edeceğini biliyordu. Pompeius, adamlarına savaşçırun er lamakta hayranlık verici bir yeteneğe sahipti.
"Yaygın inanca rağmen, yarasaların gerçekte kör olmadığını biliyor muydunuz? Yarasaların gözleri pekâlâ çalışır durumdadır; mesele, gündüzlerini uykuda geçirip ancak karanlık basınca avlanmaya çıkmalarıdır ki bu da kuşkusuz, verdikleri kötücül izlenime katkıda bulunan bir etkendir."
“İyi durumda bir yıldızlı kâse açık artırmaya çıkarılacak olsa milyonlarca dolara alıcı bulunurdu. Geriye kalanlardan İnaba yıldızlı kâsesi (İnaba tenmoku) üçü arasında en narinidir. Tokugava Şogunluğu'ndan İnaba'lara miras kalmış. Bugün piyasaya çıkacak olsa on milyonlarca dolara alıcısı çıkardı.”