Vaka... Beni gerçek anlamda etkileyen kitaplardan biri oldu. Aslına bakarsanız kitabı büyük bir önyargı ile okudum. Yazarın asıl mesleği "yazmak" olmadığı için dil ve anlatımının güçlü olmayacağını ve bu yüzden kitapta belli bir noktada tıkanıp kalacağımı düşünmüştüm. Fakat işler düşündüğüm gibi gelişmedi. İlk 60, 70 sayfa boyunca önyargılarımın haklı olduğunu düşünmeye devam etmiştim ki bir anda kitap içine çekti beni...Önyargıma sebep olan yazarın asıl mesleği paramedik ; kitabın gerçeği, etkileyici olma sebebi haline geldi. Tabii bazı kısımlarda atladığı detaylar ve ufak hatalar vardı, ama inanın okurken sürekleyiciliğinden buna aldırmıyorsunuz.
Bazı bölümlerde kendinizi veya çevrenizden herhangi birini bulma ihtimaliniz çok yüksek. Bu: genç bir kızın babasının ölümü anında duyduğu ani pişmanlık, eşine bakabilmek için elinden geleni yapan yaşlı bir amca, üvey babasının yaşattıklarından muzdarip küçücük bir kızcağız, Eylül ve kemalin aşkını başlatan sahaf fedor ya da huzurevinde ailesinin hasretini çeken Ferruh amca bile olabilir. Kitapta asıl sizi çeken kısım da tam olarak bu. Sizi bilmem ama bazı yerlerde göz yaşlarıma hakim olamadım. Tavsiye edebileceğim bir kitap oldu. Bir paramediğin kitabı olan Vaka 'nın daha çok okura ulaşıp daha çok insanı bilinçlendirmesi dileğiyle... Keyifli okumalar dilerim:)