Şimdi bir kutup var sana çeker beni
Bir kutup var senden öteye
Ben onun için böyle ortalıklarda kaldım
Dağ yollarında, caddelerde, sokaklarda
Onun için bulup bulup yitirdim seni
Hangi kapıyı çaldıysam sen açtın bana
Hangi gözümü yumduysam seni gördüm
Zamandın, zamandan öte bir şeydin
Yıllarca bir meşale gibi yandın uzaklarda
Bu manyetik alanda boğulmam senin yüzünden
Bu zincirleri sen vurdun ellerime
Sen getirdin bunca karanlıkları
Al şunu mum yak
Korkuyorum
Bir taş aldım attım denize
Günahlarımdan kurtuldum
Alfabenin yirmisekizinci harfindeyim
Öteye gidemem
İtme beni
Benim de bir insan tarafım vardı
Bakma böyle kötü olduğuma
Benim de dileklerim vardı
Benim de bir beklediğim vardı yaşamaktan
Yeter artık vurma yüzüme çirkinliğimi
Her gün bir kadın ağlar benim yüzümde
Büyük dertler için benim ellerim
Anlamıyor musun
Sen sevildiğin için güzelsin bu kadar
Ben sevilmediğimden böyle çirkinim
“Artık bütün umudumu keser, onun beni hâlâ sevdiğini düşünmekten vazgeçerim. Bana sahip olabilecekken salt gururu yüzünden bu işten vazgeçerse, ben de onu az zamanda kafamdan ve gönlümden siler atarım.”
“…Bay Darcy, bir gece sizin, ‘O kız mı güzel? O güzelse annesi de bilgin sayılır,” dediğiniz bugün gibi aklımda. Ama Eliza Bennet’e zamanla gözleriniz alıştı, sanırım. Üstelik bi ara onu oldukça çekici bulmaya başlamıştınız.”
Darcy kendini artık tutamayarak, “ Evet,” diye yanıtladı. “Ama bunlar Eliza Bennet’i daha ilk tanıdığım sıradaydı. Aylar var ki o benim gözümde, tanıdığım kadınların en güzellerinden biri olup çıktı.”