...sadece bizi en mutlak anlamdaki hiçliğin içerisine yerleştirdiler çünkü bilindiği gibi dünyada hiçbir şeyin insan ruhu üzerinde hiçlik kadar ağır bir baskı uygulayamaz.
Fakat benimde sevmeye hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım. Ben de susarım o zaman. Gecekondumda oturur anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size: Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümün nasıl karşılayacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor.
Sinirimden gülüyorum albayım. Çünkü sinirlerim artık gülmek için kafamın neşelenmesini beklemiyor. Bu karamsar beyinden bir kahkaha çıkmayacağı için, artık ben gülmüyorum, sinirlerim gülüyor. Hepsi bağımsızlığını kazandı albayım, pardon, doktor.