Merve

Merve
@1kitapkaresi
İyi kitaplar okumak, geçmiş yüzyılların en iyi insanlarıyla sohbet etmek gibidir.
10/10
·211 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 18:37
Ortaokul zamanlarımda 'Uzun Hikaye' isimli kitabını okuduğum Mustafa Kutlu'dan yıllar sonra yeni bir hikaye okudum. Akıcı, sade ve betimlemelerle dolu bir dil kullanıyor yazar. Dolayısıyla sıkılmak ne mümkün. Hikayelerinde yurdun dört bir köşesinden esintiler barındıran yazarın bu kitabında, karakterlerimiz "Mavi Kuş" isimli eski bir otobüsle tren istasyonuna yetişmeye çalışıyorlar. Her birinin derdi, hikayesi farklı. Kimi hasta karısını şehirdeki hastaneye yetiştirmeye çalışıyor, kimi eşinin peşinden geldiği bu köyden kaçıp memleketine dönme derdinde, kimi de işlediği cinayetten kaçmaya çalışıyor. Yolda başlarından türlü olaylar geçiyor. Dağa çıkıp avcı sandıkları adamları kovalamak mı dersiniz, akşam karanlığında yokuş aşağı yuvarlanıp giden tekerleği aramak mı (ki beni en çok güldüren sahnelerden biridir bu:) ). Tüm bu maceraların arasında sürekli söylenen birisi de lazım tabi: Beşir ağa. Tabi şoförümüz Deli Kenan olunca ağanın söylenmesi de bir yere kadar;). En nihayetinde istasyona ulaşır Mavi Kuş. Jandarmalar otobüsün çevresini sarar. İhbar aldıklarını söyleyip sandıkları ararlar. Lâkin umduklarını değil Erol'u bulurlar (bu da ayrı bir olay :D). Sonrasında gelişen olaylar beni bi hayli şaşırttı. Böyle bir son hayal dahi edemezdim çünkü. Keyifle okuduğum bir kitap oldu. Umarım yazarımızın diğer hikayelerini de keyifle okurum:).
1000Kitap
Mavi KuşMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201114,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·200 syf.··
2026 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 01:06
Yaptığı yaramazlıklar yüzünden ailesinden ve çevresinden sürekli şikayet edilen, şiddet gören bir çocuk Zeze. Oysa o henüz 5 yaşında. Hayatı öğrenmeye çalışan, hayaller kuran, kimse inanmasa da kocaman güzel bir kalbi olan, zeki bir çocuk. Kitabı okudukça onun hakkında daha çok bilgi sahibi oluyorsunuz. İlk önceleri haşarı bir çocuk olarak tanısanız da ne kadar kırılgan, duygusal bir çocuk olduğunu ilerleyen sayfalarda anlıyorsunuz. Babasının iş durumları sebebiyle yeni bir eve taşınan Zeze orada yeni arkadaşıyla da tanışıyor: Şeker portakalı ağacıyla. Başından geçen maceraları, yediği dayakları, yaptığı yaramazlıkları vs. her şeyi ona anlatıyor. Dallarında oyunlar oynuyor. Sonra bir gün Portuga ile tanışıyor. Hergün arabayla gezmeye çıkıyorlar, sohbet ediyorlar, Portuga ona güzel hediyeler veriyor. Babası ile kuramadığı o güzel baba-oğul ilişkisini kuruyorlar. Ama her güzel şeyin sonu olduğu gibi bu hikeyenin de bi sonu var tabi. Zeze en yakın dostunu kaybediyor. Küçük kalbi bu acıya dayanamıyor. Yataklara düşüyor. Bir çocuğun acısına yaşanmışlıklarına şahit olmak... Hele ki en mutlu olması, eğlenmesi gereken yaşlarda... İçim gide gide okuduğum bir kitap oldu. Mutlu sonla bitmesini en çok istediğim hikaye oldu Zeze'nin hikayesi.
1000Kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,5bin okunma
9/10
·303 syf.··
2025 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2025 00:42
Sarı yüz tanımı İngilizcede beyaz aktör ya da aktrislerin tiyatro oyunlarında makyajla Asyalı karakterlere hayat vermelerine deniyor. Bu kitaba çok iyi uyan bir isim olmuş. Çünkü kitapta ana karakterimiz olan Amerikalı yazar June, şöhret kazanmak uğruna ölen arkadaşı, Asya asıllı Athena Liu’nun taslak olan çalışmasını tamamlayarak piyasaya sürmesi ve bundan büyük bir kazanç sağlaması anlatılıyor. Ama ne derler bilirsiniz: Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Kitabın aslında Athena ya ait olduğu iddiası ortada dolanırken June un kendini aklaması için yeni bir kitap yazması gerekir fakat onda da yine Athena dan esinlenince işler iyice sarpa sarar. Her seferinde yalanlarıyla durumu toparlamaya çalışan June artık iyice dibe batmıştır… Edebiyat dünyasının kapılarını bize açan, arka planda ne tür entrikaların döndüğünü, okur yorumlarının yazar psikolojisini nasıl etkilediğini, editör-yazar ilişkisini vb. anlatan bir kitap. Sade bir dille yazılmış, ayaküstü okunur denilebilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
1000Kitap
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,4bin okunma
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2025 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2025 21:10
Kitabın ilk sayfasını okumaya başladığımda açıkçası kitabın basımında bi hata olduğunu falan düşünmüştüm. Çünkü çok fazla yazım hatası vardı ve okumakta zorlanıyordum. İlerleyen sayfalarda anladım ki aslında bu çok düşük bir IQ seviyesine sahip olan 32 yaşındaki Charlie nin ilerleme raporlarıymış. Bu ilerleme raporlarını yazma sebebi ise bilim adamları tarafından yapılacak olan deneysel bir ameliyatın zeka seviyesine, davranışlarına ve düşüncelerine nasıl bir etkisi olacağını gözlemlemekmiş. Bu yolculukta ona hem rakip hem de dost olan bir de Algernon isimli bir faremiz var. Bu deneysel ameliyat ve gözlemler öncelikle bu küçük fare üzerine deneniyor ve olumlu sonuç alınması üzerine Charlie de bu serüvene dahil oluyor. Bu süreçte gerçekten iyi bir ilerleme kaydediyor ve resmen dahi bir bilim adamına dönüşüyor. Ama maalesef her şey her zaman istendiği gibi gitmez. Yolun sonunda Charlie kendi tabiriyle onu yükseğe çıkaran asansörle yine zemine geri iniyor. Ama yine de mutlu. Kitap okuyabildiği için, aşık olabildiği için, ailesini hatırlayabildiği için… Bilim kurgu tadında olan bu hikaye hem merak uyandırıcı hem de bir o kadar duygusal. Özellikle son sayfalarda insanın hüzünlenmemesi elde değil… Gördüğüm tanıdığım herkese tavsiye edeceğim türden bir kitap.
Edebiyat
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
10/10
·210 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 11 Eylül 2025 17:38
Bir solukta okuduğum bir kitap oldu benim için. Bilmiyorum, belki de bu durumun altında uzun zamandır bu kitabı okuma isteğim de yatıyor olabilir. Ama isminin hakkını verdiği doğrudur. İnsana yaşamın anlamını anlatmayıp adeta hissettiriyor. Kitabı okurken ilk başlarda ana karakterine çok kızmıştım. Ailesini sefil bir duruma düşürmüştü ve karısına ( hamile karısına! ) olan davranışları da cabasıydı. Sonraları hayatın sillesini yedi ( hem de bir çok kez) ve olgunlaştı. Yetmedi ailesinin her bireyinin ölümüne şahit oldu. Onları kendi elleriyle toprağa verdi. Tüm sıkıntılarına ve yapayalnız kalmasına rağmen yaşamaktan vazgeçmedi. Zira “ İnsan hayat boyu ne zorluklarla ve sıkıntılarla karşılaşırsa karşılaşsın, ölüme yaklaşırken kendini teselli edecek bir şeyler buluyordu.” Sabanın toprakta bıraktığı izlere benzer kâğıt üzerinde satırlar. Yaşamın her şeyi kapsaması gibi, Yaşamak da hayatı olduğu gibi kucaklar. Doğumları ve ölümleri, mutsuzlukları ve umutlarıyla…
Edebiyat
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,6bin okunma
Reklam