Zamanın Türkiye'sine ayna tutmuş bir Sabahattin Ali kitabı...
Kitap hikaye ve masallardan oluşuyor.
Özellikle "Böbrek" isimli hikayesi sağlık sektörünü anlatan beğendiğim bir hikaye. "Bahtiyar Köpek" hikayesi bu döneme de göz kırpan bir hikaye gibi. Hep yaşamın, toplumun kötü yanlarını anlatan yazara yapılan bir eleştiriyi anlatıyor. Yazar ise el üstünde tutulan bir köpeğin üstünden bu durumu açıklıyor. "Hele cümle alem bu köpeğin onda biri kadar rahata kavuşsun, bakın ben bir daha acı şeylerden söz açar mıyım!" sözleriyle bitiyor hikaye.
Hakkımızı Yedirmeyiz!
Bu hikayenin bu zamanda yazılmış gibi düşündüğüm bir hikaye. "O kadar senede hiç mi bir şey değişmez." diye düşünüyor insan. Elinde olan imkanları kötüye kullanma, pastadan pay alma yarışı... Hep mi aynı olur.
Kitabın dili akıcı ve kitap sıkılmadan bitiyor.
Masallardan hafızamda en çok yer eden ise kitaba ismini veren "Sırça Köşk" masalı. "Her sırça köşkün bir yıkıcısı vardır sadece ilk adımı atmak önemli." Adeta ders niteliğinde.. Mutlaka okunması gereken bir Sabahattin Ali kitabı bence.