.. Yavrunun bilinmeyenden korkusu, kalıtımla miras aldığı bir güvensizlikti ve yaşadığı bu deneyimle güçlenmişti. Doğal olarak bundan böyle her şeyin dış görünüşüne karşı sonsuz bir güvensizlik içinde olacaktı. Bir şeye inanması için önce onun iç yüzünü, gerçeğini öğrenmesi gerekecekti. ..
Ne diyeceğimi kestiremiyordum. Kendimi çok beceriksiz buluyordum. Ona nerden yaklaşılır, nasıl ulaşılır bilmiyordum. Ne kavranılmaz bir yer şu gözyaşı ülkesi.
Tanrı, iyiliği insanın rahmine; kötülüğü ise insanın kalbine bırakır. Ve burada rahim insanın ruhunu onarır iyilik gibi. Oysa kalp insanın gövdesini ovar ve yorar rüya gibi.