Esra

Esra
@1okur1yorum
Kahveni al birlikte okuyalım.
Puan vermedi·312 syf.··
2026 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 09:38
Orhan, kendisinin de söylediği gibi saplantı derecesinde sevdiği Firdevs’ten ayrıldıktan sonra hayatla bağını koparmış, kendi karanlığının içinde debelendikçe daha da içine hapsolmuştu. Yanına hayallerini, pişmanlıklarını, acılarını ve hüzünlerini ve küçük bir umut parçasını da valizine koyarak Saklıkuyu'ya doğru yola çıkıyor. Eski bir hastane olana bu yerde herkesin bir sırrı herkesin bir hikâyesi var açığa çıkmayı bekleyen. Kitapta Orhan'ın çocukluğu ve babasıyla olan yaraları da onun bugünkü hâlini anlamamızı sağlıyor. Annesinin onu babasını öldürmekle suçlaması, babasının sevgisini kazanamadan büyümesi Orhan’ın içinde taşıdığı yükleri gösteriyor. Firdevs’in de geçmişinden gelen eksikliklerle, çocukluğunda bulamadığı güveni ve sevgiyi arayarak hastalıklı bir ilişkiye tutunması, romandaki hiçbir şeyin sebepsiz olmadığını hissettiriyor. Yazar, insanın aşık olduğunda en küçük umut kırıntısına bile nasıl tutunduğunu, gerçekleri bilse bile kabullenmek istemeyişini çok etkileyici bir şekilde anlatıyor. İnsanların hislerini saklama çabaları, suskunlukları ve konuşmaya başladıklarında bile çoğu zaman sahte bir hâle bürünmeleri kitabın en güçlü taraflarından biri. Yine harika bir kitaptı. Bu kitap uzun bir süre benimle birlikte yaşayacak.
Aşk
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,525 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·540 syf.··
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 01:16
Toz fırtınalarıyla mahsulün mahvolması, Büyük Buhran da bankaların topraklara el koyması ve sonunda , göçle gelen sefalet... Joad ailesi bir otomobili kamyon yapmış , çıktıkları bu mecburi yolculukta acılarını ve öfkelerini, düşlerini ve açlıklarını da yanlarında götürüyor. Bu kitapta insanın en çok içini acıtan şeylerden biri, yokluğun ortasında bile bile insanların aç bırakılmasıydı. Halkın yiyebileceği tonlarca yiyecek bilinçli şekilde imha ediliyor, dökülen ürünleri toplamaya çalışan yoksul insanlar ise engelleniyor. Çünkü sistem için önemli olan insanların ihtiyaçları değil, düzenin ve çıkarın korunması. Bir tarafta bir parça ekmek için her işi kabul eden, göç yollarında yaşam mücadelesi veren insanlar; diğer tarafta ise onların çaresizliğinden faydalananlar var.Steinbeck, Büyük Buhran döneminde yalnızca yoksulluğu değil, insanların yavaş yavaş biriken öfkesini, dışlanmışlığını ve hayatta kalma savaşını da hissettiriyor roman boyunca. Joad ailesinin yolculuğu boyunca görülen dayanışma ise bütün bu karanlığın içinde insanlığı ayakta tutan tek şey. Kitabı okurken sanki bende onlarla yolculuğa çıktım, Al ile araba tamir ettim , kısacası okurken kitabın içindeymiş gibi hissettim. Uzun zaman sonra John Steinbeck okumak iyi geldi doğrusu özlemişim. Bu kitabı mutlaka okuyun. Kitapla kalın.
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,6bin okunma
Puan vermedi·74 syf.··
2026 21. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 17:34
Stefan Zweig'in Ay Işığı Sokağı kitabıyla karşınızdayım. Bu kitapta beş adet öykü bulunuyor. Bu öyküler içinde en beğendim Leporella oldu. Kısacık bir kitaptı günlük hayatın koşuşturmasında bir çırpıda okunacak bir kitap ama ben pek sevemedim. Ay Işığı Sokağı: Fransa’nın bir liman kentinde dolaşan bir gezginin, duyduğu arya sesiyle yöneldiği sokakta tanımadığı insanların kırılgan ve huzursuz yaşamlarına tanıklığı anlatılıyor bu öyküde.. Bu kısa serüven, insanın geçmişten kurtulamayan pişmanlığını, yorgunluğunu ve çaresizliğini ; özellikle birini kaybetmenin ağırlığı, öykü boyunca yoğun bir şekilde hissediyorsunuz. Leporella: Crescenz, sevgisiz ve yalnız büyüdüğü için gördüğü en küçük ilgiyi bile hayatının merkezine koyar. Aidiyet ve sevgi arayışı zamanla saplantılı bir bağlılığa dönüşür ve kendi benliğini yok edecek kadar yıkıcı hale gelir. Zweig bu kısa öyküde, insanın sevilme ihtiyacının ne kadar güçlü olduğunu ve ölçüsüz bağlılığın insanı nasıl tüketebileceğini etkileyici bir şekile anlatmış. Nişan: Savaşın karanlık atmosferinde geçen bu öykü, insanın onuru ve fedakârlığını anlatırken aynı zamanda hayatın ne kadar kolay harcanabildiğini gösteriyor. Kahramanlığı yüceltmekten çok, savaşın geride bıraktığı trajediyi ve insanı nasıl çaresiz bıraktığını hissettiriyor. Zweig, insanların hayatta kalmak için bazen her yolu deneyebileceğini etkileyici bir şekilde anlatmış. Leman Gölü Kıyısında Olay: Savaş sonrası insanların yaşadığı yurtsuzluk ve yalnızlığı etkileyici bir şekilde anlatılıyor.Sınırlar ve bürokrasi yüzünden çaresiz kalan insanların, kendi hayatları üzerinde bile söz sahibi olamayacak kadar sıkıştığını gösterirken savaşın insan ruhunda bıraktığı derin yıkımı da hissettiriyor. Avare: Bir öğretmenin küçümseyici ve aşağılayıcı tavırları, öğrencinin ruhunda derin
Ay Işığı SokağıStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202181,9bin okunma
Puan vermedi·311 syf.··
2026 20. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 20:28
İstanbul'un Vefa semtinde ayakta kalan konaklardan biri; Canfeda konağı , namı diğer Uğursuz Konak. Bu konağa hapsolmuş yalnız bir kadın Halide. Annelerinin ölümünün ardından son kez bir araya gelen kardeşler kendileri ve geçmişle yüzleşirken aile sırları da ortaya çıkar. Öbür tarafta Osmanlı zindanlarında idama mahkûm edilmiş , aşkının peşinde olan Derviş Ali. Zindandan kurtulmak için tek umudu Ressam Zonaro. Tarık Tufan bu iki insanı Derviş Ali ve Halide'yi çok çarpıcı bir son ile bir araya getiriyor. Bu kitapta Canfeda Konağı sadece bir konak değil ; bastırılmış acıların, hayal kırıklıklarının,sevgisiz büyüyen çocukların ve geçmişten kaçmayan insanların sessiz bir tanığı gibi. Tarık Tufan bu kitapta bir konağın çürüyen odalarından aslında insanların yarım kalmış hayallerini, umutlarını , sevgiye ve bir tek güzel söze olan ihtiyacını anlatıyor. Tarık Tufan yine şaşırtmadı. Harika anlatımı,yalın ve derinliği ile beni kendine aşık etti bu kitap da diğer kitapları gibi. Mutlaka okumalısınız. Kitapla kalın.
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
Puan vermedi·428 syf.··
2026 19. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 16:33
Patasana, Ahmet Ümit’in anlatımıyla, geçmişin karanlık koridorlarından bugüne uzanan bir yüzleşmeye dönüşüyor. Kazı alanında ortaya çıkarılan tabletler yalnızca tarihi olayları değil, babadan oğula aktarılan yazmanlık geleneğinin içinde sıkışıp kalmış Patasana’nın iç dünyasını da gözler önüne seriyor. Kendi elleriyle işlediği kötülüklerin ağırlığını taşıyan Patasana, düzenin dayattığı zorunluluklara duyduğu öfkeyle, vicdanı arasında gidip gelirken insan ruhunun değişmeyen yanlarını sorgulatıyor. Zaman ilerlese, teknoloji gelişse de nefretin, hırsın ve zalimliğin insanın içinde var olmaya devam edip etmediği sorusu zihinde yankılanıyor. Gücün kötülükle ölçüldüğü bir dünyada, Patasana’nın pişmanlıkları aslında insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesinin kaçınılmazlığını anlatıyor. Okumanızı öneririm. Kitapla kalın.
PatasanaAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201929,3bin okunma