Bu sefer bir ütopya ile karşınızdayım.
Charlotte Perkins Gilman feminist edebiyatın erken dönem temsilcilerinden olup ,Kadınlar Ülkesi kitabı da feminist ütopyanın ilk örneklerinden.
Güney Amerika’nın derinliklerinde yalnızca kadınların yaşadığı efsanevi ülkeye ulaşan dört adam, bildikleri dünyanın çöktüğü bir gerçeklikle karşılaşıyor. Ormanların korunup hayvanların öldürülmediği, suçun bile eğitimle iyileştirildiği bu yerde kadınlar; rekabetle değil sevgiyle, korkuyla değil güvenle güçlenmişlerdi. Maaia’nın başlattığı yeni nesil, bilgeliği ve birliği yaşamın merkezine almış; çocuklar bolluk ve huzur içinde büyürken toplum, herkesin ortak iyilik için çalıştığı kusursuz bir düzene kavuşmuşlardı. Bu düzenin dinginliği ve kadınların seçen, üreten, bilen gücü karşısında erkekler, toplumsal rollerin sandıklarından çok daha kırılgan olduğunu görüyorlar. Kitap sürekli olarak " İnsanın yapabilecekleri gerçekten cinsiyetine mi bağlıdır, toplumsal roller cinsiyete göre belirlenebilir mi ?" sorularını sormanıza neden oluyor. Okurken keyif aldım . Kadınların bu denli kusursuz bir dünya yapabileceklerini okumak iyi hissettirdi. Okumanızı öneririm. Kitapla kalın.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖