RÜVEYDA

"– Ey büyük şair! O bakışlarda ne kadar ilahi biri olduğunu keşke görseydin, senin sık sık kötüye çıkan yüce adını bir daha başkasından duymak istemem!
Sayfa 24 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Rüveyda'ya Ağıt
ben bir aziz değilim hele gündüz değilim attığı her adımda siyah bir iz bırakan bir yanında ürküten bir baldıran gövdesi bir yanımda kederi özümleyen bir lale merhamet sahrasının uyuyan gecesiyim bırakta böyle bitsin bu günahkar serüven bırakta kurtarayım bu emanet sarayı yeter intiharınla oyduğun yüreğimi umutsuz şarkılarla avutulduğun yeter göğsümde bir yanardağ kıvranıyor rüveyda yaraları kapandıkça kanıyor rüveyda duman çöktü güneşin sitem aynalarına aralandı perdeler şimdi sensiz değilim dertliyim, viraneyim, ben bir aziz değilim azizler tohum eker sevgi tarlalarına senin gözlerin dram, oysa ağlatan benim ben dilenci, sen sultan sevgi dağıtan benim sen ışık ben karanlık ve aydınlatan benim ben ölümüm sen hayat cana can katan benim sabah sende oluyor güneşi tutan benim soran ben sorulan sen hüznü damıtan benim öldüren ben ölen sen kabirde yatan benim sen, sevda yüklü bulut, göklerimin sahibi saklıyorum içimde seni bir tufan gibi nerde uğruna ömür verdiğim bela, nerde her hatıra bir demet zakkum meyhanelerde
Şiir
Nurullah Genç Rüveyda şiirinin başlarında "alaca bir at koşar içimde zamansız, mekansız nefese doğru" derken, şiirin sonlarında "At vuruldu; içim paramparça rüveyda" diyor. İşte ben orada bitiyorum. Gözlerim doluyor, kalbim acıyor ve benim de içim paramparça oluyor.
Edebiyat
Rüveyda Şiiri
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına bir güvercin uçurup kıtalar arasından çağırdın beni geçerek birer birer sürgün kanyonlarını derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı yıkarak yalnızlığa kurduğum sarayımı yetim çığlıklarımı duyurmak üzre sana koşup geldim; iliştir beni memnu bahtına adını söylemek istemiyorum her hecesi amansız bir kor dudaklarımda her harfine yıllardır şimşeklerle yarıştım zindanlara karıştım, ölümlerle tanıştım adını söylemek istemiyorum rüveyda dediğim zaman anla ki, senin için yürüyor kelimeler çığlığımın atardamarlarından hangi yıldızdır bilmem, gözlerin kayar da üzerime rüveyda önce tuhaf bir deprem yayılır bedenime sonra açılır önümde ıstırab vadileri silik renkleriyle adımlarıma çözülmeye yüz tutan bir mazi mühürlenir hayalin bittiği menfeze doğru alaca bir at koşar içimde zamansız, mekansız nefese doğru uslanmaz bir yürek taşıdığıma dair
Şiir
O bir melek! – Laf işte! Herkes kendisininki için böyle demez mi? Onun ne kadar mükemmel olduğunu, niçin mükemmel olduğunu sana anlatabilecek durumda değilim; kısacası o bütün duygularımı esir almış durumda.
Sayfa 16 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat